Anlamışız bunca zaman…

Derdin yalan
sözün yalan
aklın yalan
dilin yalan
muradın yalan
yeminin yalan
bildiğin yalan
yolun yalan
yüzün yalan
tebessümün yalan
kalbin yalan
tevazuun yalan
dostluğun yalan
çaban yalan
daha ne söylenir?
Anlamışız bunca zaman;
hayatın yalan…

Orhan Çimen

Genel kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

Tarif-i latif…

Kimse alınmasın sakın üstüne
içimizde kopan
adına ne derler
birileri fırtına dese de
kasırgadır yaşanan elbet
bir sanadır
ama sen değil asla
yarattığımız Sen’dir,
başına taç koyduğumuz;
mehtaptır ay’dır
sevdiğimiz.
Tarif-i lâtif ettiğimiz aşk
ruhumuzdur,
yoksa sendeki
ölçüsüzlükler değil asla
her methiyede
başın diyelim ona
çıkmasın kaf dağlarına
sakın olmayanları var zannetme
uğrarsın günün birinde
mutlak sükutu hayale
biri çıkarıyorsa tepelere seni
iniş o kadar kolaydır ki;
yokuş aşağı
hep tepe takla,
söz gümüşse sükut altın
olmayanı sahiplenmeye ne gerek o zaman…

Orhan Çimen

Genel kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

Bitti bir devir…

Kapandı hesaplar bitti bir devir,                                                  
nasıl, ne görmüştüm,
gözlerim kapalı,
körden köre anlatılmış bir hikaye…
Gözler, kaşlar, dudaklar?
Asalet, zarafet, nezaket, letafet?
Aman Allah’ım!
Affetmeyeceğim kendimi,
zoraki bir rüyaya tabi tutulmuşum,
ne kadar renkli tablo varsa bir bir dizmişler,
göz bebeklerime yapıştırılmış
hiç durmadan değişen kısa metrajlı filmler,
her birinde aklı silen,
ruhu aldatan gerçek dışı masallar,
her gün yenileri eklenmiş,
karıştırmışlar Leyla ile Seraplar,
aşk denen lütuf varken içimizde,
sarılmışız hemen yar diye bir maluma,
fır fır dönen bir akla,
bakınca görüyormuş insan,
atılan her adımda ince plânlar,
silinince makyajlar,
sırıtıyor bütün yapılanlar,
demiştin bana ey Rumeli güzeli,
fısıldamıştın kulaklarıma…
Şimdi seni yazacağım.
Yaşadığım onca zamanda,
bilmem kaç bahar, kaç yazda
geriye dönüp baktığımda,
yanacağım pişmanlıklarıma…

Orhan Çimen

Genel kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

Kayboluş…

Ben değiştim
zaman şaşırdı
cesaret dolu yürek;
hali perişan
hüznüne yenik düşmüş
ölçüyor biçiyor tartıyor
her nefesle dudaklara dökülen sesler;
korkuyla tebelleş
sükuta mahkum,
yıldızsız gecelerin zifiri ıssızlığında
yapayalnız …
Ne oldu neler oldu
nasıl değişti her şey;
unutamıyorum, unutmuş gibi yapıyorum,
konuşayım istiyorum
setler örülüyor gökyüzüne uzanan
bütün kelimeleri yutkunuyorum,
arzu doluyum çok istiyorum
elimde kamçı
ruhuma gözdağı
kırbaçlıyorum,
bilmiyorum;
derdim; esaret mi?
zincirleri kırmak mı?
Bu sessizlik;
yokluğunun bir ikrari
dönmemek üzere
Sende kayboluşun hakikati.

Orhan Çimen

Genel kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

Hayal sanığı…

Gün ışığında yanımda
ay ışığında koynumda
yaşadığım tek gerçek
hayatın kendisi,
kavgaların üstün tarafı,
arzuların
dokunabildiğim çılgını,
sevinçlerim;
isyanlarım, üzüntülerim,
hayal sanığı;
yılları kaybettirdin
davet ettiğin oyunda
aklımı çeldin
hile yaptın
serabı önüme koydun
ve Sen kayboldun…

Orhan Çimen

Genel kategorisine gönderildi | Yorum bırakın