Bir pazar sabahında
yarı uyur yarı uyanık
sayıklayarak
biten gecenin ardından,
henüz günün dönmemiş şafağında,
gözlerimi açıyorum yine yokluğuna…
Kalbimde sen
yumuyorum gözlerimi yeniden;
sığdırıyorum
göz kapaklarıma,
mavi gökyüzü yatağında görüyorum
muhteşem bedenini…
Önümdesin artık,
derinden uyuyorsun…
Yastıkta dağılmış saçlarına
dokunuyorum önce sessizce
kokluyorum onları…
Sıcakladın galiba
atlastan yorganı atmışsın üzerinden…
Aşk oyunu istiyor gibisin…
Seyrediyorum sadece
korkuyorum uyanırsın diye…
Dudakların;
uykuda kurumuş
suya susamış goncalar,
birbirlerine yapışmışlar…
Açmak istemiyorum gözlerimi,
ne olur bitmesin bu güzel temaşa…
Uykuda olmadan,
yaşamak istiyorum seninle
asumandaki mavi bir rüyada…
Kadınım, yetsin bu ayrılıklar…
Hicrana şahit bulutlar,
buğulanıyor zoraki açılıyor
iki damla yaşla mahzun gözler…
Hayal kırıklığı bu, inliyorum
acı veriyor bana yokluğun,
gerçek bu ya biliyorum ki yoksun
açıldığında gözlerim;
kalbim yine sensiz,
yine yalnız ve yine suskun…
Orhan Çimen
(Bir pazar sabahı seninle isimli şiirin kısaltılmış halidir. )