Sen de sevmiyorsun güneşi,
günle kayboluyorsun hayatımdan…
Gecelerde kapanıyorum karanlığa
yetmiyor,
sıkı sıkıya yumuyorum gözlerimi
arzı hal etmeye
çağırıyorum hayalini…
Dudaklarından her çıkan sesi
Sen bana gelmeden daha
koşuyor, kucaklıyorum yarı yollarda…
O kadar cömertsin ki gecelerde
kayboluyor hiddetin,
sarıp sarmalandığın mahcup kaftanını
sıyırıp atarken bedeninden,
öyle güzel ki seni temaşa…
Çok tuhaf bir ayrılık yaşıyor ruhum
ve kayboluyorum gözlerine baktığımda…
gözlerin aşkı anlatıyor;
tarifi olmayan sana özel
hiç bilmediğim, karşılaşmadığım
tanımadığım
dünü, bu günü evveli geleceği
bütün zamanları anlatıyor bakışların
sana dair sen olan her şeyi…
Sonra tutuyor ellerimden
çıkarıyorsun gündüzün korkularından
alıp götürüyorsun
koyusundan bir muhabbete,
doyamadığım doyumsuz duygu seli dolaşıyor
hissediyorum kalbimde
kırlardaki bin bir çiçek esintileri
dalga dalga aşıyor
sarıyor kokuları
işte sen, sessiz,
aşkı anlatıyor gözlerin…
Sorgu sual meleği halin
tir tir titriyorum
sevda düçar-ı azap halim,
heyecanın istilasına uğruyorum
ebedi el pençe divan,
bitmese diyorum
gözlerine dokunuşum
bitmese, gecelerin kopkoyu karanlığında
çırılçıplak duruluğun…
Hiç bitmese kayboluşum…
Orhan Çimen