İnkar içinde kalbimin bir yanı,
diğer bir yanı
ikna etmeye çalışıyor
çaresiz ağır basıyor sol yanı.
Büyüsü kaybolmuş ruhu arıyorum.
Yeniden tutunmak için hayaline sığınıyorum,
sadece dakikalar sürüyor mutluluk anı…
Parçalanmış aynalardaki ışıklar gibi
bin parçaya bölünmüş,
yok olmuş bütün arzularım.
Büyük tutkun;
tanıyamadığım,
ürküten bir gerçeğe nasıl bürünmüş…
Bağlılık ahdim geliyor karşıma;
utanıyorum…
Bir bir hatırlatıyor;
zevkine vardığım acıların,
aşk denilen sihrinin sonsuzluğunu.
Çıplaklığına sarıldığım
o esrarlı gecelerin yalnızlığında
kokunla vücut bulan
hayaline yazılmış
bütün güzellemeleri tekrarlıyorum.
Gerçekle yüzleşmek;
gecenin karanlığında hiç bilinmeyenlerde
yolunu kaybetmek gibi;
korkutuyor beni.
Artık renkleri solmuş çiçeklerin,
sessizden kayboluyor,
bitiyor rüyaları kelebeklerin.
İnceden bir ışık huzmesi görüyorum,
aralı kapılarda,
girebilsem içeri, yazacağım yeniden o vazgeçilmez dünyanı…
Engelleyen, ardındaki muamma mı?
Yoksa bin bir kere tekrarlı
bütün benliğimi kuşatmış
hayal kırıklığı mı ayaklarımdaki pranga…
Orhan Çimen