Zor bir hikayeye soyunmuşum.
Öyle derin ve öyle ince ki…
Öylesine büyük
öylesine heybetli ki…
Hikayeye başlamak yıllarımı aldı
Ama bir anda öyle mesafelere koştu ki;
yüzyıla yaklaştı sanki yaşadıklarım.
Depremler gördüm,
kasırgalar içindeyim…
dev dalgalar arasında çırpınıyorum,
Bir batıyor bir çıkıyorum…
Kayboluyorum… derin boşluklardayım…
Gözlerim açık, karabasan kâbusundayım…
Zindanlar gördüm…
Çığlıklarım dudaklarımda
daha öteye gitmiyorlar…
Korkularım her bir dağın arkasında
beni bekliyorlar…
Umutlarımla ayrı yollardayız…
Bahar çiçeklerini tutmak istiyorum…
bir bakıyorum,
dolu vurgunundalar…
Zor bir kadını seçmişim
hikayemde ben…
Büyük bir aşka talip olmuşum
hikayemle ben…
Yazmak istemiyorum onu…
kaçmak istiyorum ondan
yaka paça tutuşturuyor kağıdı kalemi
zorla elime…
sonra alamıyorum kendimi,
yazdıkça yazdırıyor kendisini…
yeminler ediyor, antlar içiyorum
terk ediyorum
0’nu…
Gölgesinden kaçıyorum
Bakmıyorum resimlerine
sıra dağları koyuyorum aramıza
Kalbimi kaçırıyorum okyanus ötelerine…
gönlümü kilitliyorum sır kapılarının ardına
ama yazık, beyhude bütün çabalar…
dönüyorum, aşıyor geliyorum,
bitkin, suskun ve yorgunum
bir de bakmışım ki;
diz çökmüşüm
önündeyim yine
ve aflar diliyorum,
yeminler ediyorum sevdiğime…
Soruyorum erenlere;
ne denir böyle bir çaresizliğe…
Orhan ÇİMEN