Güneşin gölgesi…

Kalp, gönül, ses, nefes
kapandı, ruhum kafeste
suskun hayata,
tutunuyor sesine
umut bağlamış sesindeki muştuya
hayran, taşıdığın siyaha
koyuluk ne kadar da okşuyor
zarif bedenini,
güneşin gölgesi;
saygı sana, eğiliyorum önünde
zor geliyor suskun hayat
mahpusa hürriyet,
nazende sesinden;
yeter bir nefes,
bir dokunuş, bir bakış
bir ışık gözlerinden…

Orhan Çimen

Genel kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

Gönül ahrazı…

Gönül ahrazı…

Yazıyorum yazmasına da anlamıyorsa yazdıklarımı
nedendir bu ısrarım,
duymayan gönül ahrazına…
Seslenmeden yine de edemiyorum…
Dün akşam özlemiyle
yastığa baş koyduğumda;
yüreğimdeki ıstırabı ile başlayan yangın,
kızıl aleviyle gökyüzüyle buluşuyorken,
yorgunluktan bitap düşmüşüm,
ayıramıyorum;
rüya mı, serap mı?
Yoksa bir hayal mi?
Duymak istediğim
sesinin her bir tınısı için
dualarla yalvarışıma,
dışarda başlayan yağmur,
gecenin sessizliğine cevapmış gibi uyandırarak heyecanıma tüm hırçınlığıyla karşılık veriyor…
Merakla cama vuran seslere perdeyi araladığımda,
yağmur altında silüetinle beliriyorsun,
cezbediyor gözlerin,
titriyorum,
biçare halim
dalıyorum gözlerinde uçsuz bucaksız bir aleme,
dahası, penceremden içeri giriyorsun,
yüzümde dolaşmaya başlıyor nefesin,
ıslanmış saçlarından süzülen damlalar
kutsanmış birer iksir, şaşırıyorum;
karanlığı aydınlatan
ışıltının her zerresinde soluğum kesiliyor,
kurtulmak istediğin ıslak elbiselerin
hiç bilmediğim cömertliğinle
kış ayının ağırlıklarını atar gibi üzerinden sıyırılıyor,
işte bahar diye iç geçiriyorum,
cesaretimi toplayıp sana gönderdiğim bir mektubu hatırlatıyor bu halin,
büyülenmişim,
dilim lal, sımsıkı kapanmış dudaklarım seslere yol vermiyor,
konuşamıyorum
Sen karşımda, ben sende kaybolmuşum,
davetkar mahçup bedene dokunamıyorum,
sonra sen;
korkuyla karışık beceriksizliğimi yüzüme vururcasına kızgın,
alelacele, arkanı dönüp
sisler altında
karanlıkta kayboluyorsun…

Orhan Çimen

Genel kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

Serabın işvesi…

Varlığı canıma can katan yar,
hiçbir şey yormuyor beni yokluğun kadar
mutluluktan uçuran
sesine tutunuyorum
artık seni sükun ile seviyorum
sessiz
ve çok derinlerde…
Serabının işvesiyle
hayaline sarılıyorum
sana göç etmiş bir ruha
artık söz geçmiyor,
arzular yükseliyor
bilinmezlik ötelerine taşınıyor
bastırılmış umutlar
suskunluk ağıtlarıyla divane
bir tek nefesine, bir ömrü veriyor…

Orhan Çimen

Genel kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

Sen mi yoksa ben mi?

Girdin çıkmıyorsun ruhuma
dalga dalga büyüyen fırtına
nefes alınan hiç bir zaman sensiz değil
sen mi beni yarattın (!)
yoksa ben mi seni…
Şiddetli sağanak yağmur gibisin
seline kapılmış gönlüm
tutunacak dal bulamıyorum
bir çıkıp, bin kayboluyorum
her gün aynı ceza
denizinde boğuluyorum…

Orhan Çimen

Genel kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

Yorgunum…

Vatanım sensin,
yurdum, şehrim sensin,
sığındığım yürek,
cesaretim sensin,
adın, varlığın sığınağım, tutunduğum umutsun
terk edemediğim arzu,
bayrağım istiklalimsin,
dilimden düşmeyen sevdasın…
Bu gün üstümde
Seni seviyor olmamın gururunu taşıyorum,
Ama bilmelisin ki hasta değilim,
Sensiz geçen suskun günlerin ölesiye yorgunuyum…

13 Nisan 2017, Ufuk Ü.Hastanesi

Orhan Çimen

Genel kategorisine gönderildi | Yorum bırakın