Dolunay…

Ayrılık hüznünle uzaklaşırken
Şehrinden
boynu bükük, biçare,
şaşkın, ağlamaklı…
Yokluğuna nasıl dayanacaktı
yüreğim…
Biliyor musun hiç?
Uzaklaştıkça senden;
korkularım,
bilmediğim yerlere gizlendi…
Anlaşılmaz!
Sen hiç ayrılmadın
hep yanımdaydın;
şarap kadehi ince belin,
mest oldum…
Hiç bırakmadım ki seni
sarıldım geceleri…
Koynumdasın…
Yakut dudaklarında
kayboldum
yudum yudum
içtim seni…
Kadehler raksındı
baştan çıkaran…
Uykularım derindi
huzur dolu
soludukça kokunu
dokunduğum ipek tenindi
Ne bir efkârı ne bir kederi
yaşamadım ki;
olmadığım kadar mutluydum…
Her bir gün yıl oldu sanki
Sürsün uzun yıllar
bitmesin istedim ayrılıklar…
Anlamadım mutluluk bitiverdi,
döndüm…
Seninle aynı şehirdeyiz…
O kadar uzaksın ki;
dolunay vakti
Dokunamıyorum saçlarına
sevemiyorum gözlerini,
işte yine başladı;
gecelerde uykusuzluklar,
gündüzlerde mutsuzluklar…
Hayalin ne kadar cömert
Şaşırıyorum!
Eymen kadınım;
nalanın olmuşum
gül yüzüne mahrum etme…
Süreyya kadınım;
razıyım ebedi hayaline
tek solmasın yüzün hüzünle…
Seni bitmeyecek bir aşkla
seviyorum,
gösterebilsem keşke
bir türlü girmediğin;
sen diye titreyen kalbimle…

Orhan ÇİMEN

Genel kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

Neslihan

Lale mi desem
Adına?
Sümbül, Menekşe, yoksa Nergis miydi?
Sarıydı yaprakları
Yasemindi hatırladım…
Hatıra defterinde
Satır aralarında
Çok uzaklarda
Şehla bakışlarında
Takılı kalmıştım
Bir zamanlar
İsmimi söyleyen o ses
Ezberimden çıkmamış
Güzel bir çiçekti;
Neslihan…
Unutturmuyor istesem de
Öyle baskın ki;
gül bahçelerinin goncası
Her adımda dize dize de olsa
çiçeklerin renkleri
Yalın ayak ruhumun ebedi
Tek kaderi;
Mektuplar öyle yalın
Sözler o kadar basit
Kalıyorlar ki; seni anlatan
Zaman ötesinde yaşanan
Küçücük daracık yalnız sen ve ben
Bir beden sokuluyorum
Dokunuyorum saçlarına
Orada fısıldıyorum
Hiç bitmeyen
Amansız sevdanı
Kelimeler orada anlamlı
Kokunda sarhoşum
Her zerresinde sıcaklığını
Dokundukça anlıyorum tenine
Neden hiç terk edemeyeceğimi
Sen varken yanımda
Yazamadım ki
Yayınlanmamış şiirindeki gibi
Yaşıyorum seninle anı…

Orhan ÇİMEN

Genel kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

Dara Düş Olmuşum…

Gönül neylemeli seni?
Almışsın eline sazı;
dilinde ince nağmeleri,
hiç bitmeyecek şarkıları,
bağlama gibi sarmışsın
yüreğime taşları…
Salmışsın;
yalın ayak bu fakiri,
yalnız,
bitmeyecek hüzünlü yollara…
Duymuyorsun;
biraz kulak versen feryadıma,
daha söz isteme
yeter artık benden!
Yandırma sultanın narına!
Kimdim, neydim, neredeyim?
Kimin, neden esiriyim?
Şaşkınım!…
Eşi benzeri yok…
Takılmış gözlerim bir ağyarına,
dara düş olmuşum anlasana!
Mutluluk diye sarılmışım O’na…

Orhan ÇİMEN

Genel kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

Pişmanım…

Yangınlar sönüyor,
külleniyor ateşler,
sözler bitiyor,
gidiyor nefesler,
mevsimler değişiyor…
Bitmeyen;
Leylalar, Şirinler, Aslılar
bir de sen eklendin
efsane kadınlar…
Seni yazmak anlatmak seni,
hiç bitmiyor…
Ay ışığı sevdamı,
yıldızlar ebediliğini,
gecelerin büyüsü hayranlığımı
sana anlatıyorlar…
Suskunluğum;
derinlere sakladığım ilahi aşkım,
hüznüm; bağlılığım
yalnız sana ait olan kalbim,
şahit olsun yerler, gökler
en büyük hazinem
saklıyorum hep yanımdalar…
Gözlerim hep yerlerde Mehpare
sana mahcubum…
Dilim dilim olmuş dillerim
sana suskunum…
Bir ses, bir ışık istiyorum Afitap
sana muhtacım…
Pişmanım af diliyorum
sana eğiliyorum…
Yanıyorum, susadım ab-ı hayat
sen olmazsan tükeneceğim,
Ferhunde yüreğine sığınıyorum…

Orhan ÇİMEN

Genel kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

Sivas’a Hasret

Sivas dedim canım yandı,
Sivas diyorum, ruhum orada kaldı…
Çocukluğumu, gençliğimi, damatlığımı,
Saçlarımın siyahını, dalgasını
Tarifi oysa yaşamımın kasırgasını,
Çocuklarımın beşiğini, ateşini
Sevgilerimi, sevgililerimi
hayatımı…
Anlar mısınız bilmiyorum; bana ait her şeyi
Özlem buysa, hasret diyorsanız adına;
kendimi bıraktım orada…

Orhan ÇİMEN

Genel kategorisine gönderildi | Yorum bırakın