Yağız dorusu bir küheylan olmuş
dört nala koşuyor zaman,
terkisindeyim
yakarıyorum biraz soluklan,
sesimi duyuramıyorum rüzgarından,
sırtına
sıkı sıkıya sarılıyorum yelesine,
menzilini bilen ayaklar
ne zaman yorulacaklar,
bir zaman ve bir ben;
uzaklaşıyoruz her adımda
özlemlerden çok daha uzaklara
sıklaşıyor gelincik tarlaları
rengarenk;
alı, moru, beyazı, sarısı…
Orhan Çimen