Takvim yapraklarında seni anlatan
sana ait kutlanacak her bir tarih
derdim olarak kaydedilmiş;
kara kış zemheri oluyor
üşütüyor yüreğimi,
tam da işte o zamanlarda;
al’a dönüşen pembenin
yüzündeki mutluluk ışıklarında
seni seyretmeyi
o kadar çok istiyorum ki;
kapatıyorum kalbimi bütün seslere,
dayanamıyorum;
kızgın ateş olup dağlıyor
kıskançlık ıstırapları
utancım oluyor…
Saklandığım nemli taş duvarlar arasındayım,
şaşırıyorum
yeni bir sevinç vaktin daha geliyor
ve her bir seneyi devriyede
sevinçlerinin
ruhumda tutuşturduğu hüzünler
Sana kavuşma arzularını
öyle alevlendiriyor ki;
kor kor yakıyor…
Çığlıklar
nidalar, dilekler
yakarışlarım
sana ulaşsın istiyorum;
kaydet beni derdine diyorum,
çocukça bütün dualarımla
kalbinin çok küçük bir köşesine
sığınmak istiyorum…
Orhan Çimen