Toplumsal kokuşma derdimizdi bir zaman,
üzülür kahrolurduk
sonra nasıl oldu unuttuk,
bakmadık, görmedik…
Gel zaman ve gitti zaman
gördük ki;
aslında değişmemiş zaman
kimi açlıktan
kimi doyumsuz ruhsal hastalıktan
kimisi zevkine varlıktan
oynuyorlar masumları
her ikisinde de kisve belli;
maskeleri…
Sır zannettikleri sırları
dolaşır ayakları
tesadüfler karıştırır hataları
başlar akşam korkuları
sonra kaybolur yastıkta vicdanları…
Eldeki ziynet
hepten olmuş birer zillet
kandırma ruhu salgın
aldatma dersen;
üzümler üzümlere bakmış
birinden birine bulaşmış;
pis kokulu
lağım çukurları
yapmacık haykırışları
kirletiyorlar toplumsal ruhları…
Orhan Çimen