Olmayan değerlerden
kendim için bir değer yaratmışım
resmen bu değersizi;
değer gibi belgelemişim ben…
Reddedemediğim;
talihsizlik,
gördüğüm yalanlar,
korkusuz arsızlıklar,
kan donduran kanı serinlikler…
Bütün değerler;
sizlerden af diliyorum,
pişmanım desem kabul eder misiniz?
Ey erdemler! Erdemliler,
Ey sevgiler! Sevgililer
Ey aşklar! Aşıklar,
Sizleri ne kadar aşağılamışım meğer,
Güller, laleler sizlere de haksızlık etmişim,
Ey mehtap!
Melekler, yıldızlar, burçlar…
ikide bir kayboluş nedeniniz;
utancınız mı?
Kızıl renginiz mahcubiyetiniz mi?
Üzgün ve şaşkınım…
Susturamadığım o nida o haykırış neydi?
Zannettim ki haklının sesi…
Hüznüm yerle bir etti hayatımı,
Ama yatsıya kadar sürmedi,
İşte sendeki inkar sanatı,
üzülmeli mi?
Sevinmeli mi?
Yoksa kurtuluş ilanı mı?
Yoo hayır!
Sabırla ve sessizce seyretmeli
zaman gösterecek elbette hakikati…
Bitti, içimde sen deyince titreyen;
sadakat, sevgi ve aşkın sesi…
Alıyorum üzerinden giydirdiğim kaftanı,
özenle başına konulan tacı…
Çok acele yazıyorum
içinde “Sen” olmayan
“sen” i “tekzip”
ikinci kitabın adı…
Orhan ÇİMEN