Vatanım

Seni gördükten sonra terk ettim bütün melekleri
ayın on dördü güzel
yaktı bir akşam üstü siyah lale aşkın
kızıl kıyametti sanki o gün gözlerin
sonra hep hayal kırıklığına uğradı kalbim
kaç bahar, kaç yaz geçti,
kaç yaprak dökümünü gördük
kaç mevsim geçti sensiz üşüdüğüm
kapında mahzun
kaç yıl oldu diz çöküp yakardığım,
kaç gece uykusuz, gündüzleri çaresiz
kaç yelkovan akrebi beyhude kovaladı
sensiz geçti zaman
kaç kelime, kaç bin harf peşine koştu
kaç bin özlemi gönderirken sana
sevgiyi anlattılar
kaç güzel heveslendi biliyor musun tahtına,
ıstırap dostum
endişe gömleğim,
damarlarımda korku dolaşır olmuş,
artık bu son yakarışım sana
çıkagelsen bitirdiğim rüyalarıma
yıldızlara ışık veren saçlarını okşasam
kaybolsam akkor dudaklarında
sabahlasam koynunda
sırlar gizlenmiş ruhuna vatanım diyebilsem…

Orhan Çimen

Genel kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

Maveranın güzeli…

Bilmediğin o kadar çok şey var ki
sana dair yaşadıklarımda
gecelerde hem hasretim hem de yârim oluyorsun,
sabahları taşıyamadığım ayrılığım dokunamadığım kor ateş
lafügüzaf değil
gönül denen muamma
eşiğinde bazen umut bekler
bazen yok eder
aşk aşiyanında,
adı gibi sonsuz
özlemiyle sihir taşıyan ab-ı hayat dudaklar
hayatı meddücezir kılar,
ölüm fermanını veren sultan
kah sevinci, kah efkarı
kanaviçe gibi işler yalnızlığı
Saba Melikesi,
inzivadır sadece ikimizin bildiği masal,
maveranın güzeli
rüyalara girişi
sıra dışıdır ayın onbeşi
bütün şiirler adına
yediveren güller serpilmiş o gün yollarına
ömrüme düştüğün o kutlu günde
takvim yaprakları unutulmuş
kalmış mevsimler çok gerilerde
gazele dönmüş sararmış yapraklar yerlerde
yağmurla gelen soğuk rüzgarla
şafak atar
bedbaht vakit kaderine ağlar…

Orhan Çimen

Genel kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

Sensizlik…

Bitti nefesler, tükendi sesler,
yok oldu artık heceler, kelimeler…
Sana uzanan ellerim,
geceler boyu süren yakarışlar,
uğruna akıttığım gözyaşlarım,
yazdığım methiyeler,
terk ettiğim uykularım,
küçümsediğim yıldızlar,
eş koştuğum melekler,
yarattığım “sen” için;
hesap soruyorlar şimdi benden…

Seninle hangi değerleri
değersiz kılmışım meğer ben…
Seni bu kadar anlamlı kılan neydi?
Boynumdaki esaret künyesi,
omuzlarımda taşıyamadığım
onursuzluk sevgisi,
dinlemediğim vicdanımın sesi mi?

Gözlerimden hiç inmeyen resmin,
apansız öfkelerin,
hüzünlü, ümitsiz bekleyişler mi?

Tutamadığım ellerin,
dokunamadığım tenin,
dudaklarımda yoksa nefesin,
amansız tutkunu taşıyamıyorum;
aşkın yıl dönümünün ikinci baharında,
durmadan yankılanan aşkın nidaları
hiç bitmezken ruhumda,
sensiz geçen hayata,
bir sabah kalktığımda,
yoksan hala yanımda
razı olamam zoraki bir hayata…

Allah’a ısmarladık, verdiğimiz;
“Sen” sözü artık tamam…
senin için de başka gönül hiç bir zaman…
Bak şiirlerin bile dili değişti,
sen değiştin, ben değiştim…
Bir sonu işaret ediyor sanki zamanın…

Orhan Çimen

Genel kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

Bir zamanlar…

Bir zamanlar
seninle baş başa kalmayı ne kadar çok isterdim…

dizlerimde dağıttığın saçlarını okşarken
senin için yazdığım şiirleri,
susuzluktan çatlayan dudaklarına
değen su zerrecikleri gibi
kalbine bırakmayı ne kadar çok isterdim…

Her şiirin sevdalı hikayesini
bir masal gibi kulaklarına
fısıldamayı ne kadar çok isterdim.

Bildiğim bütün sevgi sözcüklerini
tesbih taneleri gibi
adınla birlikte dize dize
sonsuz
zikretmeyi ne kadar çok isterdim.

Bir zamanlar
açmamış goncam diye sevdiğim seni,
ellerinde tuttuğun kır çiçekleri gibi
nefesini,
koklamayı ne kadar çok isterdim…

Güzel gözlerinde;
cennet bahçelerini
aydınlatan, ilahi aşkını görebilmek için
seni seyretmeyi
sana bakmayı ne kadar çok isterdim…

Hatırlar mısın sen
bir zamanlar…
titrettiğin ellerimle,
baktığında korkan bir kuş misali
çırpınan kalbimle,
hani o çok uzaklara gittiğinde
kavuşma heyecanınla,
Mecnunun olmayı ne kadar çok isterdim…

Üç vakitte bitti…
Nasıl?
Asılı kaldı yıldızlar;
şaşkın…
Burçlar;
anlamsız bakışıyorlar…
Nerede diyorlar senin için;
kehanetler…
Rüyalar;
anlaşılmazmış diye terk ediyorlar…
Bir zamanlar;
kalıyorlar daha çok gerilerde…
Hülyalar;
kalbimin en derinlerinde
saklanan aşkın ve sen;
bilmiyorum neden kalıyorlar
hâlâ mazilerdeler…

Orhan ÇİMEN

Genel kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

Huma kuşu ararım…

Faniler anlamaz ölümsüz aşkları
sahte bahtıyla ömrümü yakan
bir ateş dilberine vurgunum
gizemle sessizce yaklaşan gözlerin
son kurbanıyım gül bakışlarının
mahşeri bir serabın ardındayım
rüyalarımı süsleyen eşsiz mücevher
sana siyahlar yakışıyor masallar ülkesinin Mihriban’ı
ışıldayan gönlün şahikası
morun büyüsü gizlenmiş ruhuna
baktığımda gözlerine kaybolur
sahrada aşk suretinde doğan seraba koşarım,
sen ki yedi yıl saklanmışsın
aramışım aç susuz Mecnun gibi Leyla’yı
mutluluk burcunmuş kederleri attım başımdan asudeyim
hüzünlerde hayatıma can olan ipek yüzlü;
şimdi aşkın filizlenme vaktidir
ben rüyalarımda huma kuşu ararım
düşlerim sana emanet ,
kelimeler işte önünde secdedeler
periler kitabının şah-ı sultanı

Orhan Çimen

Genel kategorisine gönderildi | Yorum bırakın