Azap çukurları…

Yazamıyorum başkasını
hüzünler, sitemler, isyanlar,
methiyeler, sevgiler hep sana
yerle gökyüzü birleşse
bakıyorum sen hep ayakta,
şiirlere sığmayan sen,
hikayemin kahramanı,
kara sevdamın kadını,
söylenecek o kadar söz var ki sana,
seninle vedalaşırken
kalbime gömdüm bütün acıları,
değiştirdin, sildin bütün eski yazıları,
şimdi oturdum sana
yeniden mektup yazmaya,
taşıyamadığım bir ağırlık var ruhumda,
ulaşmasa gizli de kalsa
yazmak istiyorum sana.
Engereklere sokturdun,
kusuyorum hiç bitmiyor ki zehirleri
cam kırıklarını nasıl boşalttın ellerime,
tutamıyorum kalemleri
yazdığım her kelime keskin bir bıçak,
sözlerin birer alev topu,
efsunlar büyüler, sihirler,
bütün gizli güçler
hepsi senin adına sırada
kurtulamıyorum,
bağlanmışım yağlı sicimle,
her kurtulma çabası
dönüyor bir hüsrana,
kapatılıyorum karanlık odalara
yükseliyor sessiz çığlıklarım arşa,
haydi ne olursun çıksın sesin,
kanımı donduran o acı sözlerin
azap çukurlarına dolsun
dayanamıyorum yeter artık
gül kokan nefesin,
esaret zincirleri ile bağladığın ruhumu
bana geri versin…

Orhan Çimen

Genel kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

Hayat verdin…

Bana hayatımı geri verdin,
hayat verdin…
Yanında olmayı ne kadar çok isterdim…
Seninle havadan sudan konuşmak,
anı yaşamak isterdim…
Sevgi sözcükleri söylemeden
yalnız sana bakmayı
ne kadar çok isterdim…
Öyle uzaklardasın ki;
söyleyemediğim duygularımı,
sen deyince, mutluluktan titreyen ruhumu,
seni anlattığım
bahar esintilerinden
söz aldım, getirecekler sana…
Geçtikleri her yere;
senden bir seda,
bir gülümseme bırakacaklar…
Paylaşacaklar güzelliklerini,
anlatacaklar seni;
solmuş çiçekler açacak,
mutsuz yüzler gülecek,
çocuklar seni çok sevecek…
Öyle çok özlüyorum ki seni;
gözlerinin o ışıltısını,
baktığında o mahcup
pembeleşen o güzel yüzünü,
sana bakmayı
ne kadar çok istiyorum…
Çok uzaklardasın ama olsun;
muhabbet kuşlarını kıskandıracak
kalbimde taşıdığım bağlılığımı
gönderiyorum ya sana
o bile yetiyor bana…

Orhan ÇİMEN

Genel kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

Vatanım

Seni gördükten sonra terk ettim bütün melekleri
ayın on dördü güzel
yaktı bir akşam üstü siyah lale aşkın
kızıl kıyametti sanki o gün gözlerin
sonra hep hayal kırıklığına uğradı kalbim
kaç bahar, kaç yaz geçti,
kaç yaprak dökümünü gördük
kaç mevsim geçti sensiz üşüdüğüm
kapında mahzun
kaç yıl oldu diz çöküp yakardığım,
kaç gece uykusuz, gündüzleri çaresiz
kaç yelkovan akrebi beyhude kovaladı
sensiz geçti zaman
kaç kelime, kaç bin harf peşine koştu
kaç bin özlemi gönderirken sana
sevgiyi anlattılar
kaç güzel heveslendi biliyor musun tahtına,
ıstırap dostum
endişe gömleğim,
damarlarımda korku dolaşır olmuş,
artık bu son yakarışım sana
çıkagelsen bitirdiğim rüyalarıma
yıldızlara ışık veren saçlarını okşasam
kaybolsam akkor dudaklarında
sabahlasam koynunda
sırlar gizlenmiş ruhuna vatanım diyebilsem…

Orhan Çimen

Genel kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

Maveranın güzeli…

Bilmediğin o kadar çok şey var ki
sana dair yaşadıklarımda
gecelerde hem hasretim hem de yârim oluyorsun,
sabahları taşıyamadığım ayrılığım dokunamadığım kor ateş
lafügüzaf değil
gönül denen muamma
eşiğinde bazen umut bekler
bazen yok eder
aşk aşiyanında,
adı gibi sonsuz
özlemiyle sihir taşıyan ab-ı hayat dudaklar
hayatı meddücezir kılar,
ölüm fermanını veren sultan
kah sevinci, kah efkarı
kanaviçe gibi işler yalnızlığı
Saba Melikesi,
inzivadır sadece ikimizin bildiği masal,
maveranın güzeli
rüyalara girişi
sıra dışıdır ayın onbeşi
bütün şiirler adına
yediveren güller serpilmiş o gün yollarına
ömrüme düştüğün o kutlu günde
takvim yaprakları unutulmuş
kalmış mevsimler çok gerilerde
gazele dönmüş sararmış yapraklar yerlerde
yağmurla gelen soğuk rüzgarla
şafak atar
bedbaht vakit kaderine ağlar…

Orhan Çimen

Genel kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

Sensizlik…

Bitti nefesler, tükendi sesler,
yok oldu artık heceler, kelimeler…
Sana uzanan ellerim,
geceler boyu süren yakarışlar,
uğruna akıttığım gözyaşlarım,
yazdığım methiyeler,
terk ettiğim uykularım,
küçümsediğim yıldızlar,
eş koştuğum melekler,
yarattığım “sen” için;
hesap soruyorlar şimdi benden…

Seninle hangi değerleri
değersiz kılmışım meğer ben…
Seni bu kadar anlamlı kılan neydi?
Boynumdaki esaret künyesi,
omuzlarımda taşıyamadığım
onursuzluk sevgisi,
dinlemediğim vicdanımın sesi mi?

Gözlerimden hiç inmeyen resmin,
apansız öfkelerin,
hüzünlü, ümitsiz bekleyişler mi?

Tutamadığım ellerin,
dokunamadığım tenin,
dudaklarımda yoksa nefesin,
amansız tutkunu taşıyamıyorum;
aşkın yıl dönümünün ikinci baharında,
durmadan yankılanan aşkın nidaları
hiç bitmezken ruhumda,
sensiz geçen hayata,
bir sabah kalktığımda,
yoksan hala yanımda
razı olamam zoraki bir hayata…

Allah’a ısmarladık, verdiğimiz;
“Sen” sözü artık tamam…
senin için de başka gönül hiç bir zaman…
Bak şiirlerin bile dili değişti,
sen değiştin, ben değiştim…
Bir sonu işaret ediyor sanki zamanın…

Orhan Çimen

Genel kategorisine gönderildi | Yorum bırakın