Ağlıyorum İşte Sensiz İstanbul’a…

Genel kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

Çıkagel mor renkli leylak kokulu

Kovulduğum kalbin bir zindan gibi
susturuyorsun binlerce yılın rüyalarını
dokunarak esrarına korkunun
yıllarca beklemişim beyhude
şimdi güneşin peşine takılıp
çölde serabına sığınıyorum
yasak meyvenin
sen vefasız bahar kelebeği
eğiliyorum huzurunda eşiğindedir başım
üstüne basıp geç
bağışla beni
bir yaradır yalnızlığım
bekliyorum karanlığın kalbinde
leylî saçlarına
gözlerim, vurgun sana
ruhum sarayındır
tebessümündeki umut ebedi bir dünya,
sen konuştukça buzlar gülümsüyor
sana yakarışlarım kalbimin bahar ezgileridir,
o derin gözlerinden hangi cennete geçilir,
ellerinden tutarak
sonsuzluğuna yürümek istiyorum
buluşmak istiyorum seninle
kaderin sır dolu menzilindeyim
ölümle buluşmak isteyen çaresizliğime
çıkagel mor renkli leylak kokulu gönül dünyasından…

Orhan Çimen

Genel kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

Yıllansa da şarap, kabul anları her zaman ilk olur

Haftanın hangi günlerinde özlemin büyüklüğü
Everest’in zirve ihtişamında üzerime abanır
yarattığın heyecanın havsalayı fethi
kölenin kuşatılmış ruhunun
ürkek adımlarındaki korkusu gibidir
mor giyinmiş leylakların kokusu ile sarhoş
ara sokaklardaki pür telaş
korkunun gölgesi
haşmet-i divana kabulün heyecanıdır
akrep yelkovan inadına dört nala,
kalp atışlarını
gizli tebessümünün yakıcı harmanına çeker,
ne kadar yıllansa da şarap
o mahcup kabul anları her zaman ilk olur
gizemle çiçek açmış bakışlar hayatın dudakları; aşktır
yaralı bir güvercinin tükenmiş cesareti
aldığım nefestir,
soluklarıma yetmez
dumura uğrar aklım karşında, gözlerim bakan kör olur…

Orhan Çimen

Genel kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

Rica

Bu sevda ömrümün son sevdası
bırak biraz sürsün bu günahkar halim
içimde gizlediğim tufan
mahzun derviş gibi durur karşında
dokundur parmaklarını şiirlerin alevine;
aşkın ölümcül hülyası
şeb-i yeldada açan sevdalı ay çiçeği
umudun rüyası
çilehanede derviş ayini
çölde ölüme terkedilmiş âmâyı
çaresizliktir kapına getiren
görürüm savrulur uzaklardan siyah saçların
binlerce yıldan gelir yıldız ışıltısı bakışların
hatırası terazide insafın
yürüdüğüm bütün yollar
umutsuzluk durağında kaybolur
ben acılarla sevişir dururum

Orhan Çimen

Genel kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

Kapısında uyumalıyım kalbinin

Gün geliyor hayalin bir ısırgan
hüznün keskin elmas parıltısında
kuşkulara bırakır fırtınaları dinletirsin
körüklenmiş alevlerde yanar yalnızlığım
bazen gözlerinde deniz olur zaman
maviler kaybolmasın  isterim
çocuk  merhametini görürüm
leylak zarafetindeki yüreğinde
açlığında mahzun gönlüm
dokunsa gezinse başımda isterim
o yakut o zümrüt parmakların
sahrada kaybolmuş ceylanım
gecelerde korkulara kapanırım
kapısında  uyumalıyım  kalbinin
yavaşça aralamanı beklerim
her sabah iniltilerime uyanırım…
Orhan Çimen
Genel kategorisine gönderildi | Yorum bırakın