-
Son Yazılar
Son Yorumlar
Arşivler
- Eylül 2025
- Nisan 2024
- Mayıs 2019
- Nisan 2019
- Ocak 2019
- Aralık 2018
- Ekim 2018
- Eylül 2018
- Ağustos 2018
- Temmuz 2018
- Haziran 2018
- Nisan 2018
- Mart 2018
- Şubat 2018
- Ocak 2018
- Aralık 2017
- Kasım 2017
- Ekim 2017
- Eylül 2017
- Haziran 2017
- Mayıs 2017
- Nisan 2017
- Mart 2017
- Şubat 2017
- Ocak 2017
- Aralık 2016
- Kasım 2016
- Ekim 2016
- Eylül 2016
- Ağustos 2016
- Temmuz 2016
- Haziran 2016
- Mayıs 2016
- Nisan 2016
- Mart 2016
- Şubat 2016
- Ocak 2016
- Aralık 2015
- Kasım 2015
- Ekim 2015
- Eylül 2015
- Haziran 2015
- Mayıs 2015
- Nisan 2015
- Mart 2015
- Şubat 2015
- Ocak 2015
- Ekim 2014
- Eylül 2014
- Ağustos 2014
- Temmuz 2014
- Haziran 2014
- Mayıs 2014
- Nisan 2014
- Mart 2014
- Şubat 2014
- Ocak 2014
- Aralık 2013
- Kasım 2013
- Ekim 2013
- Eylül 2013
- Ağustos 2013
- Temmuz 2013
- Haziran 2013
- Mayıs 2013
- Nisan 2013
- Mart 2013
- Şubat 2013
- Ocak 2013
- Aralık 2012
- Kasım 2012
- Ekim 2012
- Eylül 2012
- Ağustos 2012
- Temmuz 2012
- Ekim 2011
- Eylül 2011
- Ağustos 2011
- Temmuz 2011
- Haziran 2011
- Mayıs 2011
- Nisan 2011
- Mart 2011
- Nisan 2010
- Ekim 2009
- Mayıs 2009
Kategoriler
Meta
Çıkagel mor renkli leylak kokulu
Kovulduğum kalbin bir zindan gibi
susturuyorsun binlerce yılın rüyalarını
dokunarak esrarına korkunun
yıllarca beklemişim beyhude
şimdi güneşin peşine takılıp
çölde serabına sığınıyorum
yasak meyvenin
sen vefasız bahar kelebeği
eğiliyorum huzurunda eşiğindedir başım
üstüne basıp geç
bağışla beni
bir yaradır yalnızlığım
bekliyorum karanlığın kalbinde
leylî saçlarına
gözlerim, vurgun sana
ruhum sarayındır
tebessümündeki umut ebedi bir dünya,
sen konuştukça buzlar gülümsüyor
sana yakarışlarım kalbimin bahar ezgileridir,
o derin gözlerinden hangi cennete geçilir,
ellerinden tutarak
sonsuzluğuna yürümek istiyorum
buluşmak istiyorum seninle
kaderin sır dolu menzilindeyim
ölümle buluşmak isteyen çaresizliğime
çıkagel mor renkli leylak kokulu gönül dünyasından…
Orhan Çimen
Genel kategorisine gönderildi
Yorum bırakın
Yıllansa da şarap, kabul anları her zaman ilk olur
Haftanın hangi günlerinde özlemin büyüklüğü
Everest’in zirve ihtişamında üzerime abanır
yarattığın heyecanın havsalayı fethi
kölenin kuşatılmış ruhunun
ürkek adımlarındaki korkusu gibidir
mor giyinmiş leylakların kokusu ile sarhoş
ara sokaklardaki pür telaş
korkunun gölgesi
haşmet-i divana kabulün heyecanıdır
akrep yelkovan inadına dört nala,
kalp atışlarını
gizli tebessümünün yakıcı harmanına çeker,
ne kadar yıllansa da şarap
o mahcup kabul anları her zaman ilk olur
gizemle çiçek açmış bakışlar hayatın dudakları; aşktır
yaralı bir güvercinin tükenmiş cesareti
aldığım nefestir,
soluklarıma yetmez
dumura uğrar aklım karşında, gözlerim bakan kör olur…
Orhan Çimen
Genel kategorisine gönderildi
Yorum bırakın
Rica
Bu sevda ömrümün son sevdası
bırak biraz sürsün bu günahkar halim
içimde gizlediğim tufan
mahzun derviş gibi durur karşında
dokundur parmaklarını şiirlerin alevine;
aşkın ölümcül hülyası
şeb-i yeldada açan sevdalı ay çiçeği
umudun rüyası
çilehanede derviş ayini
çölde ölüme terkedilmiş âmâyı
çaresizliktir kapına getiren
görürüm savrulur uzaklardan siyah saçların
binlerce yıldan gelir yıldız ışıltısı bakışların
hatırası terazide insafın
yürüdüğüm bütün yollar
umutsuzluk durağında kaybolur
ben acılarla sevişir dururum
Orhan Çimen
Genel kategorisine gönderildi
Yorum bırakın
Kapısında uyumalıyım kalbinin
Gün geliyor hayalin bir ısırgan
hüznün keskin elmas parıltısında
kuşkulara bırakır fırtınaları dinletirsin
körüklenmiş alevlerde yanar yalnızlığım
bazen gözlerinde deniz olur zaman
maviler kaybolmasın isterim
çocuk merhametini görürüm
leylak zarafetindeki yüreğinde
açlığında mahzun gönlüm
dokunsa gezinse başımda isterim
o yakut o zümrüt parmakların
sahrada kaybolmuş ceylanım
gecelerde korkulara kapanırım
kapısında uyumalıyım kalbinin
yavaşça aralamanı beklerim
her sabah iniltilerime uyanırım…
Orhan Çimen
Genel kategorisine gönderildi
Yorum bırakın