-
Son Yazılar
Son Yorumlar
Arşivler
- Eylül 2025
- Nisan 2024
- Mayıs 2019
- Nisan 2019
- Ocak 2019
- Aralık 2018
- Ekim 2018
- Eylül 2018
- Ağustos 2018
- Temmuz 2018
- Haziran 2018
- Nisan 2018
- Mart 2018
- Şubat 2018
- Ocak 2018
- Aralık 2017
- Kasım 2017
- Ekim 2017
- Eylül 2017
- Haziran 2017
- Mayıs 2017
- Nisan 2017
- Mart 2017
- Şubat 2017
- Ocak 2017
- Aralık 2016
- Kasım 2016
- Ekim 2016
- Eylül 2016
- Ağustos 2016
- Temmuz 2016
- Haziran 2016
- Mayıs 2016
- Nisan 2016
- Mart 2016
- Şubat 2016
- Ocak 2016
- Aralık 2015
- Kasım 2015
- Ekim 2015
- Eylül 2015
- Haziran 2015
- Mayıs 2015
- Nisan 2015
- Mart 2015
- Şubat 2015
- Ocak 2015
- Ekim 2014
- Eylül 2014
- Ağustos 2014
- Temmuz 2014
- Haziran 2014
- Mayıs 2014
- Nisan 2014
- Mart 2014
- Şubat 2014
- Ocak 2014
- Aralık 2013
- Kasım 2013
- Ekim 2013
- Eylül 2013
- Ağustos 2013
- Temmuz 2013
- Haziran 2013
- Mayıs 2013
- Nisan 2013
- Mart 2013
- Şubat 2013
- Ocak 2013
- Aralık 2012
- Kasım 2012
- Ekim 2012
- Eylül 2012
- Ağustos 2012
- Temmuz 2012
- Ekim 2011
- Eylül 2011
- Ağustos 2011
- Temmuz 2011
- Haziran 2011
- Mayıs 2011
- Nisan 2011
- Mart 2011
- Nisan 2010
- Ekim 2009
- Mayıs 2009
Kategoriler
Meta
Şiirin mutlu dergâhı
Esrarlı öykünün
ipek gülüşleriyle bahtıma düşen hayali
hanedan soylusu aşkı memnu
göçmen kuş kanatlarında baharlarda
unutulmuş bir rüyadan ansızın çıkageldin
el pençe eğiliyorum divanında
bir bakışın şiirin mutlu dergâhını kuruyor
mehtabın kıskandığı rüyadır yüzün
yalnız bir kalpten ıssız bir hayattan duyulmuyor sesim
kimsesiz bir çocuğun kara tebessümündeyim
narin bir dokunuşuna muhtacım
anlatmak istiyorum yüreğimde birikmiş sessiz çağlayanları
karlar altında kardelen filiz vermiş
güneş doğmak üzere
hercai kayıp yollar tutulmuş bin bir kalabalıkta
gözü hep başkalarında
umut âmâ gözlerde
kırılıp kaybolacak mutsuzluk bulvarlarında
kitaplarda okunacak yalnız hüznünü bilecekler
benden başkası görmeyecek seni
bulutların ardında kalacaksın
bilmece gibi aranacak yıldızlı kelimelerde
sonunda tarihe bir sır gibi düşecek adın
Orhan Çimen
Genel kategorisine gönderildi
Yorum bırakın
Kelebeklerin rüyası…
Kelebeklerin rüyası…
Baharın keyfini çıkarıyor kelebekler;
zannediyorlar onların bütün çiçekler
gökyüzünün mavisi
güneşin parlayan sarılı ışıltısı
senin gibi öyle güzeller…
Ne kadar uzun kaldın kozada
kaç yıl geçti sensiz baharlar;
öyle çok beklemiş ki çiçekler,
çıktığında kozadan, beyhudeymiş
meğer, hayalmiş diğer bütün sevgililer…
Çırptığın o çılgınca kanat vuruşlarınla sarsıldım
içinde yalnız senin olduğun çiçek bahçesinde
o ipeksi dokunuşlarınla yaralandım
gözlerim takılı kaldı rüyada gibi
mahcup sessizliğine kapıldım…
Bir kanat çırpışınla;
şimşekler, yıldırımlar
aşk denen,
zaman tanımayan
hülyayı taşıdılar…
Baharın keyfini çıkarıyor kelebekler;
zannediyorlar
onların bütün zamanlar
bittiğinde meltemler,
solduğunda yapraklar,
kalacak yalnızca yaşanan büyülü aşklar…
Konmak istiyorsun bütün çiçeklere,
her bir dokunuşunla vadediyorsun bir buse
rüzgarın değdikçe tene,
yakıyorsun
canlar kayboluyor ateşine
hayatın benziyor tıpkı kelebeklere…
Nedir çaldığın o kadar gönül kapısı
bak dağılmış avcılar
çiçekler arasında
güzel kanatlı,
bahar sevdalısı,
kelebeklere bakıyorlar…
Çok değil bir kaç kanat çırpışı
sonrası?
Pişmanlık göz yaşı, kırılmış hayaller,
kül oluyor
ve bitiyor kelebeklerin rüyası…
Orhan Çimen
Genel kategorisine gönderildi
Yorum bırakın
Sen; son sevinç son üzüntü…
Karanfil kokunla kuşatılmış yüreğim yaralı
söylenme arkamdan,
görmedin uğruna nice yaşlar döküldü geceleri
muamma değil yüzümdeki kahrın izleri
sen; son sevinç son üzüntü
en kıymetli mirasım;
adına yazılmış
içinde asumanın binbir gizemi saklı kitaplarım,
avuçlarımızdaki çizgiler kader yazgımız,
ne yaparsın hayat bu, hem de çok acımasız,
saramadım kollarımla
sensizliğin cinneti yeşerdi ruhumda
celladın ayakları altına koydum hep
yasak düşleri
yakan ve yıkan
onulmaz acılarla taçlanan
günahların ve çılgınlıkların
ortasında hep yalnız koyan
aşkındır beni
siliyorum artık
hayalin kapısında büyüttüğüm
sevdanın ondurmayan izlerini…
Orhan Çimen
Genel kategorisine gönderildi
Yorum bırakın
Canımı acıtıyorsun…
İşte kurtuluyorum sensizlik korkusundan,
bakışlarınla titretemiyorsun artık ellerimi,
sesimde kalmadı heyecanın,
derken; bakıyorum
bana öyle yakın oluyorsun ki;
kanımda dolaşıyor,
damarlarımı yakıyorsun, canım acıyor…
Göz kapaklarıma doluyor,
geceler boyu raks ediyorsun,
öyle topuk vuruyorsun ki canım acıyor…
Bakışların eritiyor göz bebeklerimi…
Ruhumda prangasın… hayallerim esirin,
ayrılamıyorum bir türlü senden, canım acıyor…
Sevdanın hıçkırıkları öylesine yükseliyor ki,
gökyüzünde adına sema ediyorlar…
Ezelden kaderimsin işte,
yoksun diyemiyorum,
Ne desem, sen ne söylesen de
inkar da etsem bende ebedisin…
Üzeri örtülemeyecek bir aşkın,
bir ateş kadar gerçeğisin…
Kızgın sac oluyorsun üstünde yanıyorum…
Yağlı kamçısın tenimde
nefesim oluyorsun,
kirpiklerimde gözyaşı
nasıl bir ayrılıktır ki bu;
bana benden daha yakın
canımı acıtıyorsun…
Orhan Çimen
Genel kategorisine gönderildi
Yorum bırakın
Gecelere Sığınıyorum…
Gecelere sığınıyorum
karanlıklarla sarmaş dolaş…
Issız sokak aralarında
korkularla arkadaş…
Tutkunun esiri gönlümü,
kaçırmak istiyorum
gelemeyeceğin yerlere…
Aklımı tutmak istiyorum ellerimle;
Sen olmadan sensiz bir dünya,
Sensiz bir gözyaşı, sensiz bir umut,
olmadığın bir duada,
mutlu olmayı istiyorum…
Ne yaptıysam bitiremedi seni; veda, elveda
güzel yüzünü inkar ediyorum,
Ay’a ulaşmasın ışığı,
gözlerini siliyorum gözlerimden,
karanlıkta kalsam da…
Bütün muhabbet kuşları,
Suskun kalsa kısılsa da sesleri…
Ne olur, olmadığın yıllara dön geri…
Altın tepsi içinde sunsan da ümidi
Seni yükseklerde o kadar çok taşıdım ki;
gücüm kalmadı tükendim artık,
bırakıyorum şimdi tutamadığım ellerini…
Orhan Çimen
Genel kategorisine gönderildi
Yorum bırakın