Şiirin mutlu dergâhı

Esrarlı  öykünün
ipek gülüşleriyle bahtıma düşen hayali
hanedan soylusu aşkı memnu
göçmen kuş kanatlarında baharlarda
unutulmuş bir rüyadan ansızın çıkageldin
el pençe eğiliyorum divanında
bir bakışın  şiirin mutlu dergâhını kuruyor
mehtabın kıskandığı rüyadır yüzün
yalnız bir kalpten ıssız bir hayattan duyulmuyor sesim
kimsesiz bir çocuğun kara tebessümündeyim
narin bir dokunuşuna muhtacım
anlatmak  istiyorum yüreğimde birikmiş sessiz çağlayanları
karlar altında kardelen filiz vermiş
güneş doğmak üzere
hercai kayıp yollar tutulmuş bin bir kalabalıkta
gözü hep başkalarında
umut âmâ gözlerde
kırılıp kaybolacak mutsuzluk bulvarlarında
kitaplarda okunacak yalnız hüznünü bilecekler
benden başkası görmeyecek seni
bulutların ardında kalacaksın
bilmece gibi aranacak yıldızlı kelimelerde
sonunda tarihe bir sır gibi düşecek  adın
Orhan Çimen
Genel kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

Kelebeklerin rüyası…

Kelebeklerin rüyası…

Baharın keyfini çıkarıyor kelebekler;
zannediyorlar onların bütün çiçekler
gökyüzünün mavisi
güneşin parlayan sarılı ışıltısı
senin gibi öyle güzeller…

Ne kadar uzun kaldın kozada
kaç yıl geçti sensiz baharlar;
öyle çok beklemiş ki çiçekler,
çıktığında kozadan, beyhudeymiş
meğer, hayalmiş diğer bütün sevgililer…

Çırptığın o çılgınca kanat vuruşlarınla sarsıldım
içinde yalnız senin olduğun çiçek bahçesinde
o ipeksi dokunuşlarınla yaralandım
gözlerim takılı kaldı rüyada gibi
mahcup sessizliğine kapıldım…

Bir kanat çırpışınla;
şimşekler, yıldırımlar
aşk denen,
zaman tanımayan
hülyayı taşıdılar…

Baharın keyfini çıkarıyor kelebekler;
zannediyorlar
onların bütün zamanlar
bittiğinde meltemler,
solduğunda yapraklar,
kalacak yalnızca yaşanan büyülü aşklar…

Konmak istiyorsun bütün çiçeklere,
her bir dokunuşunla vadediyorsun bir buse
rüzgarın değdikçe tene,
yakıyorsun
canlar kayboluyor ateşine
hayatın benziyor tıpkı kelebeklere…

Nedir çaldığın o kadar gönül kapısı
bak dağılmış avcılar
çiçekler arasında
güzel kanatlı,
bahar sevdalısı,
kelebeklere bakıyorlar…
Çok değil bir kaç kanat çırpışı
sonrası?
Pişmanlık göz yaşı, kırılmış hayaller,
kül oluyor
ve bitiyor kelebeklerin rüyası…

Orhan Çimen

Genel kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

Sen; son sevinç son üzüntü…

Karanfil kokunla kuşatılmış yüreğim yaralı
söylenme arkamdan,
görmedin uğruna nice yaşlar döküldü geceleri
muamma değil yüzümdeki kahrın izleri
sen; son sevinç son üzüntü
en kıymetli mirasım;
adına yazılmış
içinde asumanın binbir gizemi saklı kitaplarım,
avuçlarımızdaki çizgiler kader yazgımız,
ne yaparsın hayat bu, hem de çok acımasız,
saramadım kollarımla
sensizliğin cinneti yeşerdi ruhumda
celladın ayakları altına koydum hep
yasak düşleri
yakan ve yıkan
onulmaz acılarla taçlanan
günahların ve çılgınlıkların
ortasında hep yalnız koyan
aşkındır beni
siliyorum artık
hayalin kapısında büyüttüğüm
sevdanın ondurmayan izlerini…

Orhan Çimen

Genel kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

Canımı acıtıyorsun…

İşte kurtuluyorum sensizlik korkusundan,
bakışlarınla titretemiyorsun artık ellerimi,
sesimde kalmadı heyecanın,
derken; bakıyorum
bana öyle yakın oluyorsun ki;
kanımda dolaşıyor,
damarlarımı yakıyorsun, canım acıyor…
Göz kapaklarıma doluyor,
geceler boyu raks ediyorsun,
öyle topuk vuruyorsun ki canım acıyor…
Bakışların eritiyor göz bebeklerimi…
Ruhumda prangasın… hayallerim esirin,
ayrılamıyorum bir türlü senden, canım acıyor…
Sevdanın hıçkırıkları öylesine yükseliyor ki,
gökyüzünde adına sema ediyorlar…
Ezelden kaderimsin işte,
yoksun diyemiyorum,
Ne desem, sen ne söylesen de
inkar da etsem bende ebedisin…
Üzeri örtülemeyecek bir aşkın,
bir ateş kadar gerçeğisin…
Kızgın sac oluyorsun üstünde yanıyorum…
Yağlı kamçısın tenimde
nefesim oluyorsun,
kirpiklerimde gözyaşı
nasıl bir ayrılıktır ki bu;
bana benden daha yakın
canımı acıtıyorsun…

Orhan Çimen

Genel kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

Gecelere Sığınıyorum…

Gecelere sığınıyorum
karanlıklarla sarmaş dolaş…
Issız sokak aralarında
korkularla arkadaş…

Tutkunun esiri gönlümü,
kaçırmak istiyorum
gelemeyeceğin yerlere…
Aklımı tutmak istiyorum ellerimle;
Sen olmadan sensiz bir dünya,
Sensiz bir gözyaşı, sensiz bir umut,
olmadığın bir duada,
mutlu olmayı istiyorum…
Ne yaptıysam bitiremedi seni; veda, elveda
güzel yüzünü inkar ediyorum,
Ay’a ulaşmasın ışığı,
gözlerini siliyorum gözlerimden,
karanlıkta kalsam da…
Bütün muhabbet kuşları,
Suskun kalsa kısılsa da sesleri…
Ne olur, olmadığın yıllara dön geri…
Altın tepsi içinde sunsan da ümidi
Seni yükseklerde o kadar çok taşıdım ki;
gücüm kalmadı tükendim artık,
bırakıyorum şimdi tutamadığım ellerini…

Orhan Çimen

Genel kategorisine gönderildi | Yorum bırakın