Kelebeklerin rüyası…
Baharın keyfini çıkarıyor kelebekler;
zannediyorlar onların bütün çiçekler
gökyüzünün mavisi
güneşin parlayan sarılı ışıltısı
senin gibi öyle güzeller…
Ne kadar uzun kaldın kozada
kaç yıl geçti sensiz baharlar;
öyle çok beklemiş ki çiçekler,
çıktığında kozadan, beyhudeymiş
meğer, hayalmiş diğer bütün sevgililer…
Çırptığın o çılgınca kanat vuruşlarınla sarsıldım
içinde yalnız senin olduğun çiçek bahçesinde
o ipeksi dokunuşlarınla yaralandım
gözlerim takılı kaldı rüyada gibi
mahcup sessizliğine kapıldım…
Bir kanat çırpışınla;
şimşekler, yıldırımlar
aşk denen,
zaman tanımayan
hülyayı taşıdılar…
Baharın keyfini çıkarıyor kelebekler;
zannediyorlar
onların bütün zamanlar
bittiğinde meltemler,
solduğunda yapraklar,
kalacak yalnızca yaşanan büyülü aşklar…
Konmak istiyorsun bütün çiçeklere,
her bir dokunuşunla vadediyorsun bir buse
rüzgarın değdikçe tene,
yakıyorsun
canlar kayboluyor ateşine
hayatın benziyor tıpkı kelebeklere…
Nedir çaldığın o kadar gönül kapısı
bak dağılmış avcılar
çiçekler arasında
güzel kanatlı,
bahar sevdalısı,
kelebeklere bakıyorlar…
Çok değil bir kaç kanat çırpışı
sonrası?
Pişmanlık göz yaşı, kırılmış hayaller,
kül oluyor
ve bitiyor kelebeklerin rüyası…
Orhan Çimen