Avare umutlarım…

Gecelerin kokuları üstüme siniyor
zifiri karanlıktayım
tutuyorsun ellerimden
sürüklüyorsun beni aşkın otağına
gece siyahı saçlarının utangaçlığında
kayboluyorum
serin rüzgarın şehvetiyle soluk alıp veriyor hayallerim
gözlerimi alamadığım
pencerenin ardındaki saklı hazinenin
mor sıcaklığını
arzuluyorum
çılgınca sevişme isteğiyle
kalbim göğüs kafesimi zorluyor
bensiz koşmak istiyor sana
seslerin sustuğu sokağınızda
saat sabahın beşi olmuş
feri sönüyor gecenin
gün ışığı nazlı tebessümün gibi yüzümü okşarken
avare umutlarımla
ayrılıyorum mutlu sokağınızdan…

Orhan Çimen

Genel kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

Yıldızlardan umut diliyorum…

Her sabah gelirken bakıyorum
yollarda gülücüklerin saklı
şiirler gül taşıyorlar çok uzaklardan yollarına
gül yağmuru doluyor dudaklarına
ruhunun kokusu yayılıyor bütün bir evrene
su berrağı güzel yüz,
ipek tenli zarif kadın
büyük bir tutkunun fermanıyla zincirlenmiş gönlüm sana
her adımında aşkın izleri saklı ayaklarında
açılan her kapıdan hayaline bakıp duruyorum
gecenin koynunda senli düşlerim
yıldızlardan umut diliyorum
hayaller bitmiyor hiç geceleri
aşk öyle kasırga ki içimde
seninle günahın ateşinde eriyorum
dünyanın en güzel çiçeğisin
kaç yıl oldu? Bir ömür? Yakarıyorum
duymuyorsun çığlıklarımı
girmeye çalıştığım ruhunun tutsağıyım
Sen bitmeyen büyük bir sevdasın
son melikesi hayatımın
unutulmaz güzelisin rüyalarımın…

Orhan Çimen

Genel kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

Gidişin

Bu kadar mı ağırmış gidişin
ardından bir kelebek kül oldu
kanatları kopan kuş korkuyor
bir avcının avuçları arasında
şehir yıkılıyor
yer kabuğu delindi
gökyüzü ebedi karanlıklarda
sanki son akşamıydı dünyanın
şafaklar sancılı kıvranarak söküyor
artık sabahlar acılı
ne gölgesinde ne içindeyim
bilmiyorum neresindeyim hayatın
bulutlara verdim hıçkırıkları
ne kadar isterdim şimdi yağmur olup dudaklarına düşmeyi
titriyor şiirlerde kelimeler
harfler matemde ağlıyorlar
öğrendim bütün çıkmaz sokakları
surla çevirdiler sana gelecek bütün yolları
can atıyor
bakışlarımı yüklemek için kanatlarına
penceremden ayrılmıyor göçmen kuşları…

Orhan Çimen

Genel kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

Rüya…

Bir tebessümün;
açtırıyor kardelenleri
açelya yaprakları gibi hep canlı,
taşıyor beni yeni umutlara
tutunduğum gizeminle
taze kalan tutkularım,
o kısacık sevinçlerim
hayat buluyor bakışlarında
güzel yüzünün hicranındayken
dağılmış saçların;
dayanılmaz arzularla yeniden
bağlıyor seni bana tüm şuhluğunla
işte o an öyle bir esinti görüyorum ki ay yüzünde
diz çökmek istiyorum heyecanla önünde
sonra bakıyorum;
yine bir akşam üstü
karışıyorsun karanlıklara;
koşarak ve anlaşılmaz korkuyla
arkandan bakakalıyorum;
ayrılığı intiharım
aşkı imtihanım olan
kırılmış, şaşkın ve üzgün
Ve gecelerdeyim tek başıma,
dostum uykuyla baş başa
Seni bana soruyor,
çaresiz ve suskun halimden anlıyor;
biliyor ki yine yoksun sen
derken ben ona, o bana bakıyor
gecenin ilerleyen saatlerinde
söylenerek odayı terk ediyor,
anlıyorum ki seni aramaya çıkıyor
ve gün doğmak üzere,
uyku kapımı çalıyor
kim bilir hangi korku sokaklarından geçti
kızarmış, kan oturmuş gözlerle bana bakıyor,
gecelerin koynundan çıkarıp aldığı
çırılçıplak halinle seni,
tebessümle kollarıma bırakıyor
sarılıyorum sana,
dinleyemediğim bir şarkı gibi
hayal kuşatıyor bütün ruhumu
önce koklayamadığım saçlarını okşuyor,
sonra sıcaklığında, dalıyorum uykuya
galiba sensizlik ve bitmeyecek hiç bu rüya…

Orhan Çimen

Genel kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

Susuyorum…

Sıcacık bir yüreğe sığınmıştım
korkak, ürkek, mahcup
hani diyordum; mazimiz yok;
sen varsın, sen vardın ve yine sen
öyle güzel, öyle zarif;
gözlerinde zümrüt gölgesi,
dudakları açmamış gonca,
titrerdim aşktan bakınca yüzüne
bilmiyordum ki cam kırıklarını,
dağlıyormuş avuçlarımı,
halbuki uzatmıştım sana sevgiyle ellerimi

o kadar kısa sürdü ki o, “sen” ler
anlamadım neydi o öfke seli
Sana adanmış ruhu,
önünde diz çökmüş bir kalbi,
zehirledin
ve öldürdün içimdeki
“kutsadığım” seni

çok çabuk; “bir zamanlara” geçti takvimler,
filizlenmişti halbuki ağaçlarda yapraklar,
tomurcuktaydı açacak iken çiçekler,
yazık! Hepsi dallarında,
bakarak sana; dondu kaldılar
kâbus gibi altüst oldu;
bahardan, kışa döndü mevsimler

şaşkınım, susuyorum yokluğuna,
ruhumu ağlatan sızılar bitmiyor
gitme ey ipek yüzlü
izini sürdüğüm yollarında gül kokulu izlerin var
güllerin çehresine nasıl düşer hüzünlü hilal
karanlığınla yetim bıraktığın halim
ebedi kabul etmiş çaresiz seni
ne yapsan nafile kalıyor
gurur kalkıyor üzerimden
teninden uzakta üşüyorum,
öyle zor öyle zor ki katlanmak yasına
kolay değilmiş sensiz bir rüyada,
yalnız baş koymak yastığa…

Orhan ÇİMEN

Genel kategorisine gönderildi | Yorum bırakın