Sen Çıkageldin

Acıları gömdüğüm anılar bahçesinde
kederlerimde
bir peri kızını aramışım
Sen çıkageldin uzaklardan
çok uzaklardan;
laleler ülkesinden,
kırıldı kederlerin büyülü kadehi
yakıcı bir ateşmiş meğer
yokluğun yüreğimde,
gözlerindeki günahların kahkahasıyla
gizli bir deniz oldun içimde
fırtınalarını sana anlatmaya yetmedi denizin
kelimeler çaresiz kaldı
ara vermeden her gece
yıldızlar yağdı şiirlerime
aklını yitiren ruhlar gibi
okşadı durdu bedenimi meltemlerin,
içi yalnızlıkla dolu olan odamda
aşk için çarpan yüreğim
gözlerinin sınırsız mehtabında
barınak aradı
bir sır gibi zarif bedeninde
izin ver tüm varlığım sende kaybolsun
bulamasınlar benden bir iz
taçlandıralım aşkın o erişilmez büyüsünü
bırak ellerini aşk dolu ellerimin kucağına
kaybolsun sevdalı dudaklarımın okşayışında
hayat bulayım ebedi tutsaklığında…

Genel kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

Dermanına muhtacım

Gece siyahı saçlarının esintisiyle gelen mısralar
çıplak siluetini anlatırlar
vuslat kokan gülüsün gülistanın
kokladıkça açılır kapıları aşiyanın
dara düşmüş kalbin isyanıdır hatıralar
gözlerinle aldattığın ölümsüz baharına
gönderiyorum ruhumu
müebbet fermanını vermiş sultanım
saraylı bir ahu kıskanırdı cazibeni
başkaldırıp hep sorardı
neden vurgunsun ateşten dilbere
bilmez ki;
sensiz bütün mevsimler kederli
sensiz bütün yollar düş kırıklığı
kalbimde şiddetlidir hasretinin ayrılık zelzelesi
senelerdir acılarla yaşarım
ayrılığın kaçıncı seneyi devriyesi
gönül kapındayım
içir ab-ı hayatı sultanım,
dermanına muhtacım…

Genel kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

Kandil

Her gece bir kandil söndürmek isterim sokağınızda
kahrından yıllanmış şarapla aşk sarhoşu
gözlerimde
ışıldayan dolunay mehtabı taşır bakışların
her dolu kadehe tebessümün aks eder
her bir yudumda omuzların raks eder
uyku yolunu şaşırır
güneş taze gelin gibi nazlıdır
sabah olur kapınızda
çiğdemler açar
mor gülüşüyle aynaları sever gözlerin
yar kokusu yayılır sokaklara
yalnızlığım umuttur, düşünle avunur
gece gündüz hayaline sarılırım
yürürken her sabah adımların bana koşar
dilimde başlar her makamdan şarkılar
heceler gül kokulu ayaklarını öperler
buseli rüzgarlar önünde diz çöken yüreğime ;
hicranın der, şiirlerini koyarlar…

Genel kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

Afet

Hüzün dudaklarında istihzalı tebessüm,
ağıtlar, kahkahaları hayal dilberinin
koymak istiyorum heceleri kuş kanatlarına,
süzülsünler merhamet yurduna,
gül kokulu mısralar
sonsuzluğun sırlarını anlatsınlar
vefasına arz ettiğim
baktıkça esarete dönüşen gönlümün büyülü dilberine
ruhumun fermanıdır yokluğun
baktığımda öpesi geliyor mahur bakışlarını
gündüzle gün batımının kucaklaştığı
koyulaşan gökyüzünün altında
muhteşemdin siyah dantelalı elbisenle
kaderini değiştirdin dünyamın
hayatıma giren uzaktan bakışların
salınıp durduğun ahengin tılsımında
afet olup bıraktın beni zelzelelerin koynuna
ölüm gibi ıstırap yaşatıyorsun
kalp yangınında alevler içindeyim
ve her tan ağarmasında rüyalarımdan ayrılışında
ardından çıkıp düşlerimi kovalıyorum
ne yılları sayıyorum
ne de artık takvim yapraklarını
yüreğinin dergahında
sır olup kaybolmak istiyorum

Genel kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

Vesveseler girdabı

Azgın Karadeniz dalgalarıdır
vesveseler girdabıdır
kıskançlıklarım
hep hüznün kumsalında dolaşırım
pırlanta gülüşüne sarhoş kuş olur
mum ışığıyla aydınlanmış pencerende,
konar umutlarım
kapanır gözlerim başlar sessiz ayine,
hayalin yanı başımda
yürütür ateş üstünde
zevk ırmağında titrerim
bana hükmeden
savurduğun saçların,
rüyalarım olur
yanı başımdayken biriktirdiklerim,
filizlenir geceleri
aşkın hep tazedir
vuslatını kucaklamak için
desturunu beklerim,
ne kadar oldu bulutların arkasında kaldı yüzün,
geceler boyu titriyorum yasından,
bengisu dökülse kalbime
sabırla ebedi beklerim
bitmeyen hasretinin
muhafızı olurum endamının
kara bahtım
derdimin yangını,
umudum oldu her kaş çatışın
özledim çığlık atan mektuplarını
öyle büyük ki hatıraların;
kabzedilmiş ruhum
damarlarımda dolaşan kanım
masallarda yazılmış ebedidir adın…

Genel kategorisine gönderildi | Yorum bırakın