Açtın gönül pencereni, saldın aşk ateşini ruhuma
hazırlıksız yakalandım yıldızlı parlak semalarına
Orada daldım hülyalarına,
hayal de olsan döndün güzel bir umuda,
rengarenk bir kelebek oldun
uçuyorsun gül kokan bahçelerimde
içinde her şeyiyle sen olan, kuruldu bir dünya
seni yaşıyorum bana ait oldun orada…
Göklere yükselen yakarış nidalarıyla,
şiirler yazıldı adına,
methiyeler dizdim sana,
hicranın dolu dizgin küheylan
göz pınarlarımda
şaşkınım,râm oluyorum susuyorum karşında…
Su berrağı dilâ,
çaresizim sensizlik karanlıklarında
buyurgan gözlerine aşkla bağlandı
hüznüne sevdalandı kalbim,
Sen safa sahillerinde güneşlerken,
ben ıstırabın karanlıklarındayım
gönül kapısının eşiğinde kıvrandı
yürüyemedi ayaklarım
bir işaret bekledi cennet bakışlarından
alevlerin ağırladığı yangın
ayrılmıyor ruhumdan…
Acı verme artık bana, yakan bakışlarını istemem
incitmesin, gitsin benden çok uzaklara
heyecan vermesin umutsuz gülüşün
olmasın artık hülyalarımda o ay yüzün,
saklansın rüyalarım senden…
Kırgınım, ruhum yorgun düştü umutsuz aşkından
bu gönül seyyahı sensiz bir umuda koşmadan,
uzatsan ellerini yine de çok sevdiğimi söylesem
çıksa af namen, pişmanlık sesleri yükselse dudaklarından
ayrılık yeminleri etmişim daha sana kavuşmadan,
yalnızlık ölümle arkadaşlık istiyor,
al çıkar beni karanlıkların koynundan
gülümse bahar kokulu kır çiçekleri açsın
amber kokulu sevdan sonsuz bir mutluluğa kanatlansın…
Orhan Çimen