Hüsrana isyanımdır bu yakarışım…

Kayboldum ben, yokluğun derya deniz oldu,
inci tanesini arıyorum…

Karanlıktayım eyvah bütün ışıklar söndü, yıldızlar kayboldu,
ay ışığını arıyorum…

Gönlümdeki nadide gül bahçeleri öksüz kaldı,
gonca gülü arıyorum…

Büyülü güzel, burada her şey suskun, kayboldu sedalar,
bülbülü arıyorum…

Kıyametlerdeyim bekliyorum ümitle
unuttuğum gül yüzünü arıyorum…

Aşkınla nâr’a atma beni sevgine muhtaç bu can,
saydın mı sana bu kaçıncı yakarışım?

Kulakver Allah aşkına ne olursun feryadıma,
Hüda’yadır bu yakarışım…

İnan ki katlanırım herşeyine,
yanımda olman içindir bu yakarışım…

Sen aşksın, güzelsin, sevgisin,inancımsın
hüsrana isyanımdır bu yakarışım…

Hicranına daldım
aşkın ateşinde
yaksan da yanımda olman yeter…

Sensiz üzgünüm hüznün çok büyük,
gözüm yollarda artık nazın yeter…

Tahir’in Zühre’si gibi seversin diye
umutla bekliyorum anla artık yeter…

El ele tutuşsun ellerimiz, ayrılık sevdası mı?
Yok… takatim kalmadı artık yeter…

Dillerim lal konuşamıyorum, titriyor ellerim
şifadır vuslatın, artık gel yeter…

Orhan ÇİMEN

Genel kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

Yoksun diye solacak tüm çiçekler…

Artık bülbüller aşk şarkılarını söylemeyecek
Yoksun diye solacak tüm çiçekler
Bahardan kışa dönecek mevsimler
Her an senin dönmeni bekleyecekler…

Ağıtlar dillerin ezberi olacak
Yas bağlayacak ümitler
Gün sayacak aklı yetikler
Döneceğin güne bayram diyecekler…

Ayrılık şarkıları dillerde dolaşacak
Çıkacak masallardan sevgiler
Susacak besteciler
Yollarına dizilerek
Gelmeni bekleyecek gözler…

Kokunu özleyeceğim senin,
Gonca ağzını, gül dudaklarını arayacağım…
Dokunduğum her çiçekte tenini,
Her güzel gözde
Bakışlarını arayacağım…

Nefesini özleyeceğim senin,
Güzel yüzünü her ışıkta
Konuşulan her güzel sözde ismini
Her şarkı nağmesinde
Sesini arayacağım…

Olmadığın her yer karanlık senin,
Rüyalarımda arayacağım her gece
Tüm melekler sıraya girse de
Yokluğunda ümitle, bekleyeceğim seni…

Ey güzel kadın, sevgidir senin adın,
Yakaracağım her duada
Sana yakın etsin diye
Hıçkıran gözlerle umutla bekleyeceğim…

Hicran acısı başladı ayrılmadan
Sensizlikte sensiz yaşamak
En büyük korku oldu içimde
Ay ışığında her gece hülyaya dalıp,
hayal edeceğim Seni…

Orhan ÇİMEN

Genel kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

Senin hikayen…

Kokusuyla sarhoş eden, cennetin bir dünya hali
kapadığımda gözlerimi geceleri
giriyor düşlerimden içeri,
okşayarak uyandırıyor her sabah
gönlüme dolan pırıltıları
fısıldıyor, kulağımda sevginin hiç bitmeyen renkli sesleri…
Bakıyorum; her gün kat ettiğim sokaklara,
bildiğim o sokaklar değilmiş artık,
soluduğum hava, gök kubbe ne kadar dostmuş,
hiç görmemişim;
çiseleyen yağmurların mutluluk öpüşü taneciklerini,
dokunduğum tenler, dilimden düşmeyen şarkılar,
yeni fark ediyorum
neyin büyüsü gibiymiş bütün yüzler…

Dalıp dalıp gidiyorum kemana,
ruhun sesi, aşkın renklerini seslendirişine,
farklıymış bütün bir hayat
habersiz bekleyip durmuşum yıllarca meğer
bir bahar sabahında koklayacağım goncayı…
Siyah beyaz değil
cıvıl cıvıl menekşelerin renkleri,
sevinçler; veda ettiğim
bir zamanlara nazire edercesine
çağlayan gibi dolduruyor gönlümü,
içim içime sığmıyor,
mutluluk; avuç avuç içilecek berrak su gibi
ışıl ışıl
bütün sesler ince saz,
meleklerin adları artık ezberimde,
kehaneti avuçlarımda burçlarının…

Umutlarımın buluştuğu gecelerde
sonsuzluk hayaliyle ruhumu sıcacık ısıtmak isteyen
rüyalar için ay ışığı sabırsız,
yıldızları arkasına almış mehtap, güneşi kovalar olmuş…
Sert esen soğuk rüzgarlar birer yaz esintisi
hayatın nefesi
bütün güvercinler beyaz
tebessümün gölgeleri olmuş
yüzlerde kaybolmuş çizgiler,
ayrılıklar dersen; umutlar kıyamete taşınınca
kavuşma anı kadar zevke dönmüş…

Saklı bahçede kalmış,
yıllarca kırmızı tek bir gonca hep taze
nasılda gizlenmiş akıl alan cazibe,
baktığımda pembeye dönüyor
sevince gözlerini
al al kırmızıya koşuyor bir anda kadife teni,
saklı bahçenin yeganesi bu, anlaşılmıyor,
nedendir özenle tutulmuş orada
belli ki bir kadere işaret ediliyor…
Fark edilme anında; hayat iksiri gonca
bütün sihriyle kanat çırparak bir hayata giriyor…
Ve büyüleme anı;
renklerin,
bütün bilinenlerin,
bilinmeyenlerle değişim anı,
mutluluk rüzgarları doluyor,
şaşırmış garip ruhun bütün derinliklerine
“ben” veda ediyor vazgeçemiyor artık,
bütün ezberler kayboluyor,
Ve bitmeyecek esrarıyla bir aşk hikayesi böyle başlıyor…

Hikayenin sevgilisi,
saçlarındaki ay ışığı tacıyla seçilmiş güzellik perisi;
bütün sırlarıyla elde ettiği bir kalbin
korunduğu en müstesna köşesinde
aşka dair yaktığı kor ateşin hiç bitirmeyeceği hicranı,
zevke dönüştürdüğü hüznün alevleriyle divane olmuş,

Leylasını yaşayan Mecnunun
sonsuza kadar devam edecek derdi,
bu dünyada yaşayan kavli
bir gerçekle bir hayalin buluşması
adı “Sen” olan sevdanın masalı…

Orhan Çimen

Genel kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

Yarım kalmış düş gibisin…

Şimdi Sen masmavi denizlerde
martılarla şarkılarda
yarım kalmış düş gibisin…
Ben hasretinle deli gibiyim,
seneler geçti sanki
rüya yüzünü görmeden
yaz ortasında kış gibiyim
yalnızlığımı
hayalinle paylaşıyorum
bir duysam diyorum
sevdalı sesini
her gece karanlığında
uzanıyor sana ellerim
dokunmak istiyorum dudaklarına
gözlerim gözlerinde
kaybolmak istiyorum
kadınlığının delirten ihtişamında…

Orhan Çimen

Genel kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

Yıldızlardan umut diliyorum…

Her sabah gelirken bakıyorum
yollarda gülücüklerin saklı
şiirler gül taşıyorlar çok uzaklardan yollarına
gül yağmuru doluyor dudaklarına
ruhunun kokusu yayılıyor bütün bir evrene
su berrağı güzel yüz,
ipek tenli zarif kadın
büyük bir tutkunun fermanıyla zincirlenmiş gönlüm sana
her adımında aşkın izleri saklı ayaklarında
açılan her kapıdan hayaline bakıp duruyorum
gecenin koynunda senli düşlerim
yıldızlardan umut diliyorum
hayaller bitmiyor hiç geceleri
aşk öyle kasırga ki içimde
seninle günahın ateşinde eriyorum
dünyanın en güzel çiçeğisin
kaç yıl oldu? Bir ömür? Yakarıyorum
duymuyorsun çığlıklarımı
girmeye çalıştığım ruhunun tutsağıyım
Sen hemen yanı başımda bitmeyen büyük bir sevdasın
son melikesi hayatımın
unutulmaz güzelisin rüyalarımın…

Orhan Çimen

Genel kategorisine gönderildi | Yorum bırakın