Aldattığım mısralar

Sen yokken
uğrunda geçtim karanlık dehlizleri
sen yokken
yorgundu hep hayallerin
sen yokken
sisliydi gökyüzü
ne ay vardı ne de yıldızlar
şimdi soylu burcun ile mi bakmalıyım
hayata
çok büyüttüm sensizlik yalanlarını
ayaklarını özlemiş geçtiğim yollar
geleceksin diye aldattığım mısralar
imdi müddeiumum
hesap sorar oldular…

Genel kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

Bende var olmuş varlığın

Yıldızların kıskandığı yüzün
Savurduğun ömür siyahı
saçların,
yanardağdır kızgınlıkların,
kaş çatışların,
ben diyen edaların
verdiğin hükümlerin,
cahilliklerin,
bilmediklerinle bilmiş halin,
korkuların,
hülyadır bakışların,
pür telaşın,
bir çığlıktır kavgaların,
kızdığında dudaklarının hükmedemediği dilin,
konuşan tebessümün,
gül yaprağı dudakların,
hilali kıskandıran kaşların,
sürgünleri sevdiren özlemin,
aldatılmış sokakların gurbetisin
vurdumduymazlıkların,
hep ben diyen sahiplenişin,
gönül çalan buyurgan halin,
öyle çok ki;
saymakla bitmeyen bende varolmuş varlığın,
akıtırsın ruhuma hasret pınarını
acımasız halindir en son damlası mutluluğun
gecenin kalbine doğru
gözlerinden ruhuma düşer yalnızlıklarım
andım odur giremem her kapıdan
binlerce ışık yılı uzağından
bitmeyen arzularım sabırla yine sana yürür
ölümsüz bir cazibedir bakışların
yeryüzüne siyahın en karanlığı inerken
rüzgarına tutunur yüreğim
hiç bitmeyecek bir bahara koşar,
salınıp durduğun sihirli aynalarda
dudağında bir asır erir,
aşkın ve acıların dehlizlerinden geçerek
sana bağlanmayı öğrendi gönlüm
şiirlerde kusursuz anlatılır işvelerin
bütün hikayelerin sonunda
koynunda kaybolursun karanlıkların
işte o zaman korku tufanından geçer
yitik düşlerimle acılarda buluşurum…

Genel kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

Gitmek için yola çıkmak gerek, Sevmek için gönül gerek…

Ahü fizara hapsolmuş halim
bir ahuya giryan olmuş divane
akıttığında nazarını
hikmettir demişiz
gördüğümüzde murat dediğimiz mahcemalini,
bulmak için yola çıkmak gerek demişiz
düşmüşüz yalınayak arzuyla
sevmek için gönül gerek demişiz
bağlanmışız bilmediğimiz varlığına,
tutunduğumuz bir tek nefesine
tükettiğimiz binbir nefes yetmemiş
akan bir damla gönül safası için
bir ömür yola revan olmaya aşk
demişiz
geceler yorgun
uğruna gurup ile tanı hercümerç etmişiz
insafa muhtaç avare
bilmem kaç bin kere yakarışla daha
bitmeyecek
ezberi olacakmış dilimizdeki vuslat zikrin…

Genel kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

Bakışları oyalı…

Hayalinin sınırsız mehtabından
bu gün yine yıldızlar yağıyor
sesinle kulaklarım çınlıyor
yıldızların kıvılcımları
dantela gibi süslüyor şiirleri
aşk ateşi oluyor,
yakıp kavuruyor beni…
Aşka düşen bilir;
gönül aklını yitirir,
sen ki; gözleri güzellik ülkesinin aydınlık yolu
sen ki; bakışları oyalı kadehteki şarabım
sen ki; dudakları kan kırmızı çöl lalesi
melekler gibi sessiz geldiğin
sabahı olmayan gecelerde
yalnız bırakma,
terk etme beni hep arzula
varlığındayım çünkü
Sende kaybolmuşum
kul olmuşum varlığına…

Genel kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

Sensizlik…

Bitti nefesler, tükendi sesler,
yok oldu artık heceler, kelimeler…
Sana uzanan ellerim,
geceler boyu süren yakarışlar,
uğruna akıttığım gözyaşlarım,
yazdığım methiyeler,
terk ettiğim uykularım,
küçümsediğim yıldızlar,
eş koştuğum melekler,
yarattığım “sen” için;
hesap soruyorlar şimdi benden…
Seninle hangi değerleri
değersiz kılmışım meğer ben…
Seni bu kadar anlamlı kılan neydi?
Boynumdaki esaret künyesi,
omuzlarımda taşıyamadığım
onursuzluk sevgisi,
dinlemediğim vicdanımın sesi mi?
Gözlerimden hiç inmeyen resmin,
apansız öfkelerin,
hüzünlü, ümitsiz bekleyişler mi?
Tutamadığım ellerin, dokunamadığım tenin,
dudaklarımda yoksa nefesin,
amansız tutkunu taşıyamıyorum;
aşkın yıl dönümünün ikinci baharında,
durmadan yankılanan aşkın nidaları
hiç bitmezken ruhumda,
sensiz geçen hayata,
bir sabah kalktığımda,
yoksan hala yanımda
razı olamam zoraki bir hayata…
Allah’a ısmarladık, verdiğimiz;
“Sen” sözü artık tamam…
senin için de başka gönül hiç bir
zaman…
Bak şiirlerin bile dili değişti, sen değiştin,
ben değiştim…
Bir sonu işaret ediyor sanki zamanın…

Genel kategorisine gönderildi | Yorum bırakın