Kaldırım taşlarındaki izlerine bastım…

Güneşin vedaya hazırlandığı
ayın henüz başlayan mahcup kızıllığında dolunay gibi seni yaşadım…

Nefes aldığın, baktığın,
koşuşturduğun, ihtişamla yürüdüğün
kaldırım taşlarındaki izlerine bastım…

Tatlı, yumuşak ve okşayan bir serinlik vardı,
cennette seninle dolaşır gibiydim…

Bütün bu olağanüstü hisleri yaşatan varlığını düşünmek
sen cennetin meleği;
senin nurlu yüzünü görebilme
sana kavuşabilme umudu,
eskiye özlemin bütün karamsarlıklarını
bir anda mutluluğa taşıdı yeniden…
Seni düşünmek ve seni sevmek
öyle güzel ki;
Tek bir tebessümünü bir dünya hayal anlatamıyor,
bütün tasvirler aciz kalıyor,
ciltlere sığmıyorsun…

Ve görünen o ki;
şiirlerin her bir çığlığında
ruhuna koşturan aşkın yakarışları hiç bitmeyecek…
Kalbime koyduğun nâr ı beyza ateşin alevi sönmeyecek,
ışığıyla ruhuma huzur verecek …

Orhan Çimen

Genel kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

Susarak Anlatsaydın…

Sadece gözlerinle,
kıpırdatmadan dudaklarını,
susarak
konuşmadan anlatsaydın…
Meraktan değildi;
bir mağdurun
sır diye
mağrur aklına sakladığı halini,
nârâ dönmüş yüreğimdeki yangının
buz kesen zamanını
aynı anda yaşadığını
anlatıyordu
sana hapsolan bakışlarım…

Orhan Çimen

Genel kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

Büyüler ters yüz etmiş…

Öyle istedin
sesim sözüm
bitti
derdest oldum
okyanus derinlerinde
kayboldum…
Ruhum;
yılgın
bitap,
heyecanım;
pas tutmuş mavzer
hayal rüya bitti
gerçek olan
yanı başımda kitapların
seyrediyorum
açtığım sayfalarda
Sana değil ona dokunuyorum
neden mi?
Büyüler ters yüz etmiş
inkara başlıyorum
tekrarlıyorum,
mazidesin;
çok gerilerde
bilinmeyenlerde
istediklerinde
istediklerinle
yıldızı olmayan karanlık gecelerde
yerlerdesin
unutuluyorsun
biçare halin
sen de kayboluyorsun…

Orhan Çimen

Genel kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

Mahcûr hayatımız…

Bir göz açıp kapaması
biteceğini aklımıza getirmediğimiz
kısacık bir zaman dilimine sıkışmış,
can havliyle,
koşuşturma içinde
tükettiğimiz ömrümüz…
Ne yapsak ne etsek
akibeti tecellimiz belli; faniyiz…
Avuçlarımızda
sıkı sıkıya tuttuğumuz hırslarımız
aklımıza hükmeden
ikbal tutkularımız
garezlerimiz…
Ellerimizin, gözlerimizin bağlandığı
yalnızlığımız;
çaresizliklerimiz…
Pürneşe kuş telaşı
bir dost sesi
toprağa sarılmış
mevsimlik çiçek
ruhun kahra isyanı
değil mi?
Yüzümüzdeki kısa tebessüm
mahcûr hayatımız…

Orhan Çimen

Genel kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

Taş atılıyor kuyuya…

Çapanoğlu var altında
saklanan, gizlenen ve aldatan heyecan sokuluyor dünyamıza
tansiyon yükseliyor
düşünenler arasında
nefesler kesiliyor
sonra
sonra mı?
Algılar, başlar dolduruluyor topyekun çuvala,
debelenip durun
taş atılmıştır kuyuya
hoş geldiniz
cinler dünyasına…

Orhan Çimen

Genel kategorisine gönderildi | Yorum bırakın