Didarın

Mehtap almış didarını,
öyle cömert ki;
saklamıyor kendini,
bakarken seslendiğimde mahcup,
pembeleşiyor aynı yüzün gibi…
Esirgemiyor hiç çıplaklığını,
seyrederken onu;
öyle yakınlaşıyor ki dokunuyorum
seviyorum onu sen diye…
Kalbime doluyor sıcaklığı,
kaçmıyor benden,
sevdiğimi tekrarlayıp duruyorum;
cevap vermiyor ama,
sessizliği ile de onaylıyor beni…
Sakın hüzünlenme benzetsem de
baksam, sevsem de mehtabı,
o kadar eksiği var ki;
olmuyor, olamıyor asla aslı gibi…
Kaybolduğunu gördüğümde
anlıyorum dışarılardasın o zaman…
Şems gibi yansıyor dünyaya didarın,
biliyorum kıskanıyor seni,
hiddetle bulutlar arasında
kaybediyor kendini…
Avunmak istesem bile
ey sevgili; olmuyor,
olamıyor hiç bir şey
senin o güzel yüzün gibi…

Orhan ÇİMEN

Genel kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

Afet-i Devran…

Ben tarih olsaydım sen Kleopatra…
Gizemine, aklına, sana amade,
boyun eğerdim hiddetine,
nice yanmış Şirinlere,
benzerdim gönül erlerine…
Seni öyle çok kıskanıyorum ki,
deselerdi gülşende diken olurdum
sen mağripte olsan,
yalnızlığına kuş olur,
maşrıktan kanat çırpardım…
Öyle bir Leylasın ki;
senin için yazılan şiirler
akıtıyor kalbe;
hicranın acılarını,
hep mahzun gözyaşlarını,
dudaklardan
tel tel dökülen inleyişleri…
Şarkılarının nağmeleri;
ne yapsalar
seni anlatamıyor; afet-i devranı…
Kimi gün bir kır çiçeği
bazen bade, bir gül demeti,
yakarıyorum sana arzuhâl
olmuyorsun bana
küçük bir tebessüm tanesi…
Biliyorum;
ahını, cinnetini
hayatıma kattığın büyük sihrini…
Sonsuza kadar etsen de sitemini
sabırla bekleyeceğim
sonsuzdan sonraki bir günde yine seni…

Orhan ÇİMEN

Genel kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

Af…

Ararken goncayı,
kırdım bütün gülleri,
gördükçe;
boynu bükük gülleri,
mahzun, suskun bülbülleri,
boynum kıldan ince,
işte Zülfikar, başım önümde
bak diz çöküyorum önünde…
Biliyorum sözler ışığını kaybetti,
bunca sevda ateşi nazar etti,
göz yaşlarım bile mahcup
akmıyor dondu pınarlarında
bakmak için yüzüne
bakabilmek için gözlerine
bu gönül senden af diliyor…

Öyle güzelsin ki;
goncasın, aşkı ilahi
barış meleği,
ne olursun al beni de kanatlarına,
bu bir yakarıştır yöneldim
ebedi muhtacım sana…
Her gün sevgi yeminleri etsem de
değişmiyor,
hicran çizgimde kaderimsin
bakmak için yüzüne
bakabilmek için gözlerine
bu gönül senden af diliyor…

Seni öyle seviyorum ki;
hüzünler yağmur olup,
gökyüzünden aksa,
sevgiler yeryüzünü terk etse,
melekler araya girse,
bir ben ve bir dünya kalsa
sevmekten vazgeçmeyeceğim asla…
Kapattım canı aşkı bütün hayatı sana
aşkla birleşmiş ruhlar adına;
tutmak istiyorum ellerini
dokunmak dudaklarına
bakmak için yüzüne
bakabilmek için gözlerine,
senden bu gönül af bekliyor…

Orhan ÇİMEN

Genel kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

Sürgün…

Ay mı güneş mi?
ilahi, dünyamda yok, yok artık…
Yok olduğum yerdeyim
yalın ayak kavrulmuş,
kızgın çöllerdeyim…
Adına sürgün diyorlar
sensizlikte kaybolmanın…
Bağlanmış ruhuma prangalar
senden çok uzaklardayım…
Gökyüzü, yükseklerde
yok olmuş gök kubbe,
sessizlik kıyametine mahkum;
açım…
Dudaklarım kurumuş lime lime
adını söyleyemiyorum,
can yok buralarda
her şey ebedi gaip,
sensizliğe mahkum;
habersizim…
Gittiğim yol tek; sonsuzluk
hayatımın sonuna yazmışlar adını
sürgünde tükeniyorum,
vuslatın kaderimse
bitmeyecek sensizlik,
kıyametim;
acılar artık…

Orhan ÇİMEN

Genel kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

Bir Rüzgarla Nefesin…

Hangi cezaları yükledim
kendi ellerimle omuzlarıma,
her gün onlarca hançer yarası alıyorum…
Yanımda yoksun, sesin kayboldu,
bazen ağlardım,
şimdi göz pınarlarım kurudu…
Sevinirdim bazen,
tebessümler dudaklarımda dondu…
Artık kaybettiğim seni,
ruhumla tavaf ediyorum,
aşktan ötesine; “sen” diyorum…
Sensizlik yollarında her gün kayboluyorum,
özlemin öyle ağırlaştı ki;
nefes alamıyorum
akşam duasıydı bu gün
açtım ellerimi yalvarıyorum!
Bana sesini kimler nasıl getirir,
nida olmazsa,
bir rüzgarla nefesi diyorum…
Kulaklarımda bir uğultu var;
rüzgarını, olanca gücüyle hissediyorum…
Camları açtım, esinti geliyor
umut ediyorum; belli ki yaklaşıyorsun…
Bir fısıltı duyuyorum,
refakatindeki yıldızlardan…
Hafif bir ürperti kaplıyor içimi
dönüp bakıyorum alaca karanlığa…
En parlak sensin tıpkı burcun gibi…
Şaşırıyorum bir mucize bu!
Dualar bu kadar çabuk mu kabul olurdu?
Evet buradasın yanımdasın işte sesinle …
Yeminler olsun şu an gerçeksin sen
Tutmak istiyorum sıkıca ellerini…
O kısacık anda hissediyorum
tebessümün olanca sıcaklığıyla yüzünde,
dokunuyorum sanki sana bir başka dünyada…
Biliyorum kaybettim çok şeyimi,
affedemiyorum kendimi,
kabul edersen hiç inkar etmediğim sevgimi,
Perişan, mahçup yüreğimi,
bilmelisin emrine amade edeceğimi…

Orhan ÇİMEN

Genel kategorisine gönderildi | Yorum bırakın