Geç mi kaldım?

Sen varsan dünya var
Sen varsan hayat var
Sen diyorum
Sesleniyorum
Nefesimsin
Daha ne söylenir?
Anlamsın
Manasın
Tutunduğum dalsın
Goncasın
Tutulduğum akılsın
Göğüs kafesimde taşıdığım gurbetsin
Hep vardın
Dolu dizgin kısrağım
Bir baktım;
Ben duruyormuşum meğer
uzaklaşınca fark ettim
giden senmişsin…
Geç mi kaldım?

Orhan Çimen

Genel kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

Sustum…

Konuşamadım bu gün sesini duyduğumda,
o kadar çok şey vardı ki
anlatacak sana
birini söylesem
korktum, ardından
diğeri yarım kalacak
halbuki neler birikmişti
günlerdir dudaklarımda…
Ben bunları düşünürken
baktım bütün sesler
benden önce
seninle konuşmak istiyorlar
aşık olmuşlar sana
darmadağın oldum
tutuldum
“siz” dediğimi hatırlıyorum
bir an kaybolduğumu hissettim
şaşırdım
O kadar çok yutkundum ki
heyecandan nefesim kesildi
düğümlendi boğazımda bir şeyler
tıkandım
boğulmak an meselesi
konuşamadım sustum…

Orhan Çimen

Genel kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

Pelür…

Resminin üstüne
her gece bir pelür kağıdı koyuyorum
gözlerinin, dudaklarının üstünde dolaşırken;
şiir olup çıkıyorsun karşıma
kelimeler ruhuna ulaşıyor
seninle buluşturuyorlar beni…

Orhan Çimen

Genel kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

Çocukça dualar…

Takvim yapraklarında seni anlatan
sana ait kutlanacak her bir tarih
derdim olarak kaydedilmiş;
kara kış zemheri oluyor
üşütüyor yüreğimi,
tam da işte o zamanlarda;
al’a dönüşen pembenin
yüzündeki mutluluk ışıklarında
seni seyretmeyi
o kadar çok istiyorum ki;
kapatıyorum kalbimi bütün seslere,
dayanamıyorum;
kızgın ateş olup dağlıyor
kıskançlık ıstırapları
utancım oluyor…
Saklandığım nemli taş duvarlar arasındayım,
şaşırıyorum
yeni bir sevinç vaktin daha geliyor
ve her bir seneyi devriyede
sevinçlerinin
ruhumda tutuşturduğu hüzünler
Sana kavuşma arzularını
öyle alevlendiriyor ki;
kor kor yakıyor…
Çığlıklar
nidalar, dilekler
yakarışlarım
sana ulaşsın istiyorum;
kaydet beni derdine diyorum,
çocukça bütün dualarımla
kalbinin çok küçük bir köşesine
sığınmak istiyorum…

Orhan Çimen

Genel kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

Gelincik…

Yağız dorusu bir küheylan olmuş
dört nala koşuyor zaman,
terkisindeyim
yakarıyorum biraz soluklan,
sesimi duyuramıyorum rüzgarından,
sırtına
sıkı sıkıya sarılıyorum yelesine,
menzilini bilen ayaklar
ne zaman yorulacaklar,
bir zaman ve bir ben;
uzaklaşıyoruz her adımda
özlemlerden çok daha uzaklara
sıklaşıyor gelincik tarlaları
rengarenk;
alı, moru, beyazı, sarısı…

Orhan Çimen

Genel kategorisine gönderildi | Yorum bırakın