Sitte-i Sevir

Bu gün yüzünde seni gördüm…
Öylesine saf öylesine duru…
berrak sular gibi…
bu halini ne kadar özlemişim…
bu gün bakışlarında aşık olduğum kadını gördüm…
dudaklarındaki asil tebessümü…
sen hep böyle güzeldin…
ne olmuştu sana…
seni tavaf ediyordum bir zamanlar…
teslim etmiştim ruhumu,
kalbimi koymuştum tereddütsüz avuçlarına…
aradan ne geçti,
değil bir ömür,
dört mevsimdi geçen…
zamanı kışa, karanlıklara …
sevinçleri yasa…
sitte-i sevir;
fırtına oldun,
kasırgalar yarattın,
baharda karlar yağdırdın,
hayatı çevirdin zindanlara…

Mayıstı aylardan,
günlerden pazar…
kelebekler gibiydin renkli,
aynı bu günkü gibi…
melekti yüzün, sevincin kanatlı…
uğur getirmiştin bir zamana,
yeminler olsun öyle inanmıştım ki sana…
İşte demiştim amentüm bu kadına…

Orhan ÇİMEN

 

 

Genel kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

Lâl

Öyle acılar yaşatıyorsun ki bana
kaçmak saklanmak istiyorum…
dağlıyorum gözlerimi,
görmemek için seni
feryatlarım;
sensizliğin acısına yetişemiyor…
zulümlerin en büyüğü
duymamaksa sesini
aramızdaki mesafeler,
köle pazarlarının kapılarına dayanıyor…
Senden kurtulmak için kaçırdığım ruhum;
yalnızlık nazarlarında lâl oluyor…
sana gelmemek üzere
hangi çıkmaz yolları seçsem,
bakıyorum;
bütün yollar senin için dönüyor…
karanlık korkularını sana yoruyorum
kusurlarını ezberime alıyor
kaçmak için senden;
mutluluk ile pazarlık ediyorum…
İstemediğim bahar çiçeklerinin
sevmediğim kokularını
sana nazire;
sevdiğimi söylüyorum…
medyumlara rüşvetler veriyorum
gölgenin düştüğü
falını;
anlatmasınlar istiyorum…
Seni bana gösterecek
aydınlık günden;
gecelere tutunuyorum…
Kadınım;
Öyle acılar yaşatıyorsun ki bana
kaçmak saklanmak istiyorum…
hayal kırıklığı diyorum
ben onlara;
kabuslar arkadaşım,
gece kuşları yoldaşım,
bütün çaresizlikler yorganım oluyor
sarılıyorum onlara…
Ama Olmuyor…
kadınım olmuyor…
Sensiz asla olmuyor…
Bütün hayat pınarları
sensiz kuruyor…
yıldızın her yok oluşta
daha da çok parlıyor…
Seni öyle çok
öyle çok seviyorum ki
sana yakarış nidalarımla
akıttığım gözyaşları;
kavuşmamış sevgililere,
kavrulmuş topraklara
kurumuş tomurcuklara
rahmet olup akıyor…
ya sana?

Orhan ÇİMEN

Genel kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

Bir Zamanlar…

Bir zamanlar…
seninle baş başa kalmayı ne kadar çok isterdim…

dizlerimde dağıttığın saçlarını okşarken
senin için yazdığım şiirleri,
susuzluktan çatlayan dudaklarına
değen su zerrecikleri gibi
kalbine bırakmayı ne kadar çok isterdim…

Her şiirin sevdalı hikayesini
bir masal gibi kulaklarına
fısıldamayı ne kadar çok isterdim.

Bildiğim bütün sevgi sözcüklerini
tesbih taneleri gibi
adınla birlikte dize dize
sonsuz
zikretmeyi ne kadar çok isterdim.

Bir zamanlar
açmamış goncam diye sevdiğim seni,
ellerinde tuttuğun kır çiçekleri gibi
nefesini,
koklamayı ne kadar çok isterdim…

Güzel gözlerinde;
cennet bahçelerini
aydınlatan, ilahi aşkını görebilmek için
seni seyretmeyi
sana bakmayı ne kadar çok isterdim…

Hatırlar mısın sen
bir zamanlar…
titrettiğin ellerimle,
baktığında korkan bir kuş misali
çırpınan kalbimle,
hani o çok uzaklara gittiğinde
kavuşma heyecanınla,
Mecnunun olmayı ne kadar çok isterdim…

Üç vakitte bitti…
Nasıl?
Asılı kaldı yıldızlar;
şaşkın…
Burçlar;
anlamsız bakışıyorlar…
Nerede diyorlar senin için;
kehanetler…
Rüyalar;
anlaşılmazmış diye terk ediyorlar…
Bir zamanlar;
kalıyorlar daha çok gerilerde…
Hülyalar;
kalbimin en derinlerinde
saklanan aşkın ve sen;
bilmiyorum neden kalıyorlar
Hâlâ mazilerde…

Orhan ÇİMEN

 

 

Genel kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

Sen…

Sen sen dedikçe sen, sen oldun,
İlk gördüğümde sen değildin ki sen…
Ya ben bilmiyordum sen olduğunu,
Sendin de yahut ben seni görmüyordum…

Büyütmüşüm seni ben, senden öte…
Seni kah yıldızlaştırmış, hatta Venüs’e
hayran kalmışım, seni benzettiğim ay yüzüne…
Sen o sen misin? Sensen şimdi o sen nerede?

Ne olurdu… hep sen kalsaydın sen…
Tutunmuştum sana sensin diye,
İçinde seni gördüğüm o gözlere,
Şimdi de bakabilseydim sana sen diye…

Sen sen değilsin artık sen…
İlahi aşkı görmüştüm sendeki sende,
Seni senden başka kimseye
değişemiyordum ki aslısın sen diye…

Hayal değildin aslında sen…
Bir gerçeğiydin hayatımın sen…
Uykusuz gecelerde arkadaşımdın sen,
Rüyalarımın vazgeçilmez perisiydin sen…

Reddi miras diyorum senin tüm hatıralarına
Kabul etmiyor ki hiç bir makam sensizliği
Diz çökerek sevmekse de seni
Geri dönüyorum çaresiz bıraktığım güzel dünyana…

Ezelden varsın sen avuçlarımdaki çizgilerde,
Öyle çizilmişsin ki derince sen diye,
Her açtığımda görüyorum seni içlerinde
Nafile baksam da hiç değişmiyorsun sensin yine o Zühre…

Gülen gözlerin avuçlarımda bak senin,
Üzsen de beni sen, hiç değişmiyorsun ki sen…
Hala vazgeçilmez iradesin sen…
Sana yakut mu yoksa zümrüt mü desem;
Evet, sen, efsanelerin vazgeçilmez efendisisin…
Karanlıkta kalmış ruhumun nurusun sen…

Orhan ÇİMEN

 

Genel kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

Hikayem…

Zor bir hikayeye soyunmuşum.
Öyle derin ve öyle ince ki…
Öylesine büyük
öylesine heybetli ki…
Hikayeye başlamak yıllarımı aldı
Ama bir anda öyle mesafelere koştu ki;
yüzyıla yaklaştı sanki yaşadıklarım.
Depremler gördüm,
kasırgalar içindeyim…
dev dalgalar arasında çırpınıyorum,
Bir batıyor bir çıkıyorum…
Kayboluyorum… derin boşluklardayım…
Gözlerim açık, karabasan kâbusundayım…
Zindanlar gördüm…
Çığlıklarım dudaklarımda
daha öteye gitmiyorlar…
Korkularım her bir dağın arkasında
beni bekliyorlar…
Umutlarımla ayrı yollardayız…
Bahar çiçeklerini tutmak istiyorum…
bir bakıyorum,
dolu vurgunundalar…
Zor bir kadını seçmişim
hikayemde ben…
Büyük bir aşka talip olmuşum
hikayemle ben…
Yazmak istemiyorum onu…
kaçmak istiyorum ondan
yaka paça tutuşturuyor kağıdı kalemi
zorla elime…
sonra alamıyorum kendimi,
yazdıkça yazdırıyor kendisini…
yeminler ediyor, antlar içiyorum
terk ediyorum
0’nu…
Gölgesinden kaçıyorum
Bakmıyorum resimlerine
sıra dağları koyuyorum aramıza
Kalbimi kaçırıyorum okyanus ötelerine…
gönlümü kilitliyorum sır kapılarının ardına
ama yazık, beyhude bütün çabalar…
dönüyorum, aşıyor geliyorum,
bitkin, suskun ve yorgunum
bir de bakmışım ki;
diz çökmüşüm
önündeyim yine
ve aflar diliyorum,
yeminler ediyorum sevdiğime…
Soruyorum erenlere;
ne denir böyle bir çaresizliğe…

Orhan ÇİMEN

 

Genel kategorisine gönderildi | Yorum bırakın