Ruhun İşte Orada…

Nefesim olan adını
meşgulüm inkârla…
Her gece hayalinle
hevesle baş koyduğum
yastıklar bile,
çabuk alıştılar yokluğuna…
Dokunduğum her tende
adını fısıldarken,
çoktan veda ettim ipek dediğim tenine…
Hele o kokun var ya sevdalandıran
öyle çabuk uçup gitti ki hayatımdan…
Öfke, şiddet yazan;
sustu cinnet kalemlerin…
Varlığın,
yokluğun hiç fark etmiyor,
oldun çok sıradan…
Öylesine bir gurur konmuştu ki avuçlarına,
kulaklarıma inanamadım
ağzından çıkardıklarına…
Eller avuçlarda,
ne kadar kolaymış,
yazdırmak tene name,
sonrasında ayak üstü
iştiha ile yaslanmak yad ellere,
Bozuk paradan daha çok harcadığın değere,
şaşırdım sahiplenene,
ama bekliyorum; yanacaksın mutlak ateşine…
Başrolde soyunma merakına,
olmaman gereken mutluluk fotoğrafında,
o deklanşör ustalığına?
Bak! Ruhun tam da işte orada…

Orhan ÇİMEN

Genel kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

Kırık Kanat…

Bir zamanlar neşeyle
kanat çırparken yükseklerde;
mesut, sevinçli, hayat dolu…

Kırıldı kanadım
alçaklarda, yerdeyim şimdi;
korkak, ürkek, kaygılı…

Kavuşma heyecanının
imkansız yolculukları
umuda taşıdığı,
göze aldığım göç yollarının
biterken o zamanları,
ayak seslerinden kaçıyor oldum,
saklanıyorum artık…

Karanlık bir köşede, çatı aralarında;
suskun, yapayalnız, kimsesiz,
gözleri kapalı maziyi düşünüyorum…

Özlüyorum gökyüzünün
süzüldüğüm maviliklerini…

Bedenimi koynuna alan rüzgarların
zevkten çılgına döndüren
okşamalarını özlüyorum…

Dalga dalga saran
heyecanların arzuyla birleştiği
dokunuşları arıyorum…
Arıyorum kırılan kanadımı…

Uçamıyorum kırık kanatla…
Çaresi olmayan bir derdin,
biten bir hayatın hüznünü
öyle zor ki yaşamak…

Dans ettiğim eşsiz
güzellikleri içinde semanın,
hep tepesinden baktığım;
kıskanıyorum şimdi kanat çırpan
yerdeki o çekirgeleri, böcekleri…
Terk edilmiş ve mahzun
akıbetini beklerken;
ruhumu, bedenimi kemirmeye hazırlanan;
gördükçe kahroluyorum
karşımda duran bütün sürüngenleri…

Orhan ÇİMEN

Genel kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

Bugün Bayram

Yıl olmuş meğer, anlıyorum ki;
korkularla hep sevişilmiş…
Hatırla;
hayal kırıklığı ile başladı
aslında sensizlik…
Varlığın şimdi artık çekilmez bir kabus…
Bakıyorum her sözümde
kurtuluş duaları gizlenmiş…
Dehlizlerinde karanlık kuyular
ümidim olmuş bir zamanlar
Her kaçışımda sarılmış ayaklarıma
kalmışım çaresiz…
Sarmış,
sarmal vahşi sarmaşık gibi ruhun ruhumu…
yakarışlar gitmemiş bir türlü
nefesimden ötelere…
‘Sen’ ezberim olmuşsun rüyalarımda…
Gözlerimi açtığımda bakıyorum;
bütün utandıklarım karşımda…
Rezaleti dilinde görmek bile;
benim için kabul olmuş bir dua…
İstemiştim halbuki
tek yüzlü, masum, küçük bir rüya…
Artık hiç değilsin umurumda
Soyunmadık ki biz muhafızlığına,
yalanını almadık hiç dudaklarımıza,
istiyorsan eğer, kaçınılmaz;
akarsu gibi girecektir yatağında koynuna…
ne kadar gizli odaların varmış;
kırık aynalardan yansıyor bin bir yüz…
kurtulmak istiyorum sarıldığım yanlışlardan…
ayın ve yıldızların saklandığı,
terk edilmiş gecelerin karanlığından
kurtulmak istiyorum, çirkin rüyalardan…
Ve bir ışık, bu; gün ışığı…
güneş var, gök yüzünde aydınlık her yer…
Evet! kabus bitti artık,
korkular; gün ışığından korktular…
işte bak arkasını dönmüş uzaklaşıyorlar…
görüyorum;
hemen dalmışlar başka rüyalara,
çok yazık! Henüz kapağı açılmamış kitabına…
Ama olsun bu gün bayram ya bana;
gerçek sevgilerle kucaklaşmaya…
bahardan umutlu, mutlu bir yaza…
tutuyorum; eli elimde işte haydi güzel selmaya…

Orhan ÇİMEN

 

Genel kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

Sen Olmadan…

Unutmak seni, kaybolmak
olmadığın yerlerde yaşarken ölmek…

Sokak lambalarının söndüğü
sabahın alaca karanlığında;
sessiz ıssız, ürperten serinlikte
dalgın, sen olmadan sensiz
uzayıp gitse zaman…
Sokaklarda sensiz sen olmadan,
dalgın seni düşünmeden
aylak aylak dolaşsam…
Sevsem karşıma çıkan sokak köpeklerini,
varsa dertleri dinleyebilsem onları…
açsa doyursam karınlarını…
Ağaç kavuğuna sığınmış
üşüyen bir kuşu koynumda ısıtabilsem,
gagasından öpüp korkusunu alabilsem
salı versem sonra sevincini görsem…

Uzayıp gitse sensizlik…
Sen olmadan da hayat güzel diyebilsem…

Dizlerini karnına çekmiş, bankta uyuyan
sokak çocuklarının saçlarını okşayabilsem,
koynunda sakladıkları tinerden ciğerlerime çeksem,
ne hissettiklerini anlayabilsem,
kollarına girip gördüğümüz açık çorbacıda,
sıcak bir çorbayı paylaşabilsem ve
vedalaşırken gözlerinde mutluluk izlerini görebilsem…

Dalgın, ellerim cebimde,
başım ayaklarıma düşercesine eğik,
bir an ambulans sireni ile ürperiyorum….
Caddeler ıssız,
olanca hızıyla uzaklaşıyor yanımdan…
Üşüdüğümü hissediyorum,
saate bakıyorum; 04.30
Yorulmuşum…
Sonra etrafta şaşkın gözlerim,
Saatler olmuş yürüyorum,
Buralar tanıdık diye düşünüyorum;
Evet evet şurası sizin sokağınız,
işte eviniz…
Nasıl oldu anlayamıyorum
köpekler, kuşlar, çocuklar derken;
Sen…
Ama seni hiç tanımıyormuş gibi davranıyorum,
ne bir heyecan ne bir kıpırtı var içimde
düne ve bu güne dair…
Pencerendeki ışığı merak etmiyorum,
ne sıcaklayıp üstünden attığın yorganı,
ne de çıplak bedenini düşünüyorum…
Ayaklarımdı sadece getiren,
ruhum daha sana gelmeden
belli ki uzaklaşmıştı oradan,
telaş etmeden,
sen olmadan sensiz, düşünmeden seni…
ayrılıyorum hemen sokağınızdan…

Orhan ÇİMEN

Genel kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

Sende Kör Olmak…

Sayısız kalbe girme arzuların
etkisinde burçlarının,
çılgınlık bu senin zevklerin;
kimi zaman öylesine cüretkar,
bilerek yaptığın dokunuşlar;
gelecek için verilmiş sanki tatlı vaatler,
öyle ki ustaca hazırlanmış tuzaklar,
işte; içine düşülen çukurlar…
Sonra elinde oyuncaklar…
Bunun adına; “sende kör olmak” diyorlar,
Ne kadar anlamsız, bakınca aslında
hepsi çok anlamsızlar…

Ay tutulması mı yoksa güneş mi?
İnsan hayatında kaç defa yaşanıyor?

Öyle ustalaşmış ki;
masum yüzlerin altında şeytanlıklar,
bakmayın, buluyorlar aslında sıkça kurbanlar,
çıkarcı da olsalar; yanında sürüyle taraftarlar…

Uzun sürmüyor ama bir güneş ışığıyla,
açılıyor kör olmuş gözler…
Hüzünler,
acılar, kararmış umutlar
dağılıyor bir anda sisli bulutlar…
Düşüyor yüzündeki maskeler,
benzemiyor biri birine hep sahteler,
beyhudeymiş meğer adına yazılan
bütün bu nameler…
çaresiz ruhların
birer serabıymış
aşk adına sende yaşananlar…

Öyle alışmışsın ki duramıyorsun;
hep ateşle oynuyorsun farkında mısın?
Yanımda olamayacak kadar,
çok uzağında olmalısın hayatımın…

Bakarsın bir gün kötü bir tesadüfle,
içinde kendini bulursun utançların
Bitiverir bir anda hayata dair
bütün umutların…

Orhan ÇİMEN

Genel kategorisine gönderildi | Yorum bırakın