Buz tutmuş yüreğinde…

 

Çilede gizlenmiş adını söyleyebilsem
çözülecek, acıyla dağlanmış dilim
bildiği sırları içinde saklayan gül-i rânâ
sevdalı ayaklarına saçılmış,
binlercesi önünde diz çökmüş dizelerin…
Kör olmuşuz,
bağladığın bin bir düğümlerinde,
ne yapsam ayrılamıyorum
dara düş olduk aleminde…
Taşlar dile gelirdi,
ağaçlar, kuşlar bunca feryada,
ses verirlerdi…
yanan aşk kapısında susuz bıraktığın cana,
tek damla, derya olup çağlar
parçalanmış kalbin figanına
bütün gönüller ağlardı…
Nasıl bir hırka giydirdin sırtıma bilmiyorum
buz tutmuş yüreğinde
donup kalıyorum,
üşüyorum baktıkça yüzünde
ışıltılı, masum bir kar tanesi arıyorum
eriyip gittiğim tebessümünde…
Orhan Çimen

Bu yazı Genel kategorisine gönderilmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.