Ben seni hiç terk edemedim
öyle çok sevdim
hasretine sığındım
ruhumu sevgine muhtaç kıldım,
sevdan ile imkansıza koştum…
Turnalar, kumrular gibi bağlandım,
uykuları terk ettim,
kokusu dedim
geceler boyu yalvardım…
Her remde
takılı kaldı gözlerim,
ismin dudaklarımda
yanımdasın diye sevinçle uyandım
yokluğuna bakınca kahroldum…
Mutsuz, bedbaht,
bitmeyen gecelerde
tekrarladım seni, sevdim hece hece
haykırdım adını karanlıklara
çaresizliğim yankılandı
kaybolup gitti sonsuzlukta…
Öyle güzelsin ki bir tanem
terk edemedim asla seni…
Su gibi azizsin,
Asumanda parlayan yıldızım,
hiç doyamadığım açlığımsın…
Dilimde dua
diz çöküp yalvardığım,
rüyalarda soluklandığım hayatsın…
Sen bitmeyen lütufsun;
tebessümün, hele o kahkahaların
mest eden fısıltıların
titreten hiddetin
kanatlanıp uçtuğum mutluluğumsun…
Ben seni hiç terk edemedim.
O kadar uzun sürdü ki;
sensiz çaresizliğim…
Bir yanda sen
bir yanda yerlerde sürünen gururum
aşk acısını bastırıyor artık
dayanamıyor ruhum…
Yaşadıklarımı ben yarattım
İçine sen dediğim hayali kadınım
davetle mi geldin
yoksa davetsiz mi misafirim…
Toz ettin, kül oldum, yaktın, yakıldım…
Değil şimdiki halinle
o ilk masum, mahcup yüzünle
kalmalısın bıraktığın izlerinde…
Kokuşmasın temiz kalsın
gömüyorum sevdanı
derin mi derin topraklara…
Elveda diyorum seninle
sensiz geçen zamana…
Yeminler ediyorum, antlar sana
tükendi nefesim,
gelemiyorum peşinden…
Bu bir ayrılık değil,
ateşe atılmış köle bir gönlün,
yangın yerinden;
Senden!
Kaçışıdır bir tanem…
Orhan Çimen