Sana acılar yükledim,
şikayetini hiç duymadım,
farkındayım yoruldun,
yordum seni,
yakın zannettim,
bilmiyordum
bu kadar uzun yolculuk olacağını…
Görüyorum;
yağmurdan, kardan ıslanmış kanatlarınla bile,
süzülüyorsun,
ilk günkü gibi heyecanlısın,
kanat çırpıyorsun bıkmadan
Sevdam beyaz güvercinin ardından…
Kaç zaman oldu bekliyorum.
Hep bahar tazeliğinde,
umudunu taşıdığım
kavuşma anında neler olacak?
Düşündükçe tir tir titriyorum,
kaybolup eriyeceğim derken;
bitmiyor senin sabrın…
Vefa borcum büyük,
vefakârsın…
Uykusuz gecelerde
sol tarafımda;
ağrılarının dayanılmazlığını,
şiddetini,
hissediyorum…
Tükendiğini ben görüyorum,
sense hiç aldırmadan
bilmediğin sonsuzluğa
korkmadan, halâ kanat açıyorsun…
Aziz dostum;
sana keder verdim,
hüznüne kaderin dedim…
Mutluluk isterken ben,
Seni;
vazgeçemeyeceğin sevdanın
esiri yaptım,
ışıltısında kendimi kaybettiğim,
gökyüzüne,
yıldızların gizemine uğurladım…
Gel, dön desem gelmeyeceksin,
yönelmişsin,
O’na bütün varlığınla
artık sen de kapılmışsın
terk edemediğim aşk ateşinin sıcağına…
Ne olur artık hüzünlenme,
tutabilirsem şu dünyada ellerinden
mutluluktan bende uçarım elbette,
semanın maviliklerinde seninle…
Yazgıdır derim
yorulup durduğunda sen,
sonsuzluk aleminde
mahşerde,
kıyamındayım…
Hiç fark etmiyor,
O’na kavuşmaksa tek muradım…
Orhan Çimen