Vurgun, acı içinde
gül yüzünü ararken;
güneş ışıksızdı, ay karanlık
hüsranları yaşadım her köşesinde sokağınızın…
Sense ne yerdesin ne göklerde;
dilinde beddua
vefasız şarkı terennümü dudaklarında
mutsuzluğu örten mağrur yüzünle
masallar ülkesinin hayal ötesi derinlerindesin…
Alaycı duygularla aşka kayıtsız
kibrinle tutuşturmuşsun
yakıp yıkmışsın gönül konaklarını,
çaresizim
karanlık kuyularda mahpus…
Bakışları şiirlere hayat veren
kederler gülşeni;
gece siyahı saçların kırmızı goncaları taşır,
ruhumda sevdanın
binbir tomurcuğu hasretinle boy verir
sürgünü yaşattığın dünyamda
kıyametler kopsa da
nihayet bulmaz sana olan vuslat yakarışlarım…
Ardından koştuğum,
tebessümüne
adaklar adadığım son arzu;
her gün doğuşunda
semanın sonsuzluğundan yeryüzüne
soylu, nazlı hayalin düşer
umutlarım hiç bitmez;
zümrüt yeşili yapraklar gibi
her gün yeniden yeşermeye başlar…
Orhan Çimen