Sensizlik…

Bitti nefesler, tükendi sesler,
yok oldu artık heceler, kelimeler…
Sana uzanan ellerim,
geceler boyu süren yakarışlar,
uğruna akıttığım gözyaşlarım,
yazdığım methiyeler,
terk ettiğim uykularım,
küçümsediğim yıldızlar,
eş koştuğum melekler,
yarattığım “sen” için;
hesap soruyorlar şimdi benden…
Seninle hangi değerleri
değersiz kılmışım meğer ben…
Seni bu kadar anlamlı kılan neydi?
Boynumdaki esaret künyesi,
omuzlarımda taşıyamadığım
onursuzluk sevgisi,
dinlemediğim vicdanımın sesi mi?
Gözlerimden hiç inmeyen resmin,
apansız öfkelerin,
hüzünlü, ümitsiz bekleyişler mi?
Tutamadığım ellerin, dokunamadığım tenin,
dudaklarımda yoksa nefesin,
amansız tutkunu taşıyamıyorum;
aşkın yıl dönümünün ikinci baharında,
durmadan yankılanan aşkın nidaları
hiç bitmezken ruhumda,
sensiz geçen hayata,
bir sabah kalktığımda,
yoksan hala yanımda
razı olamam zoraki bir hayata…
Allah’a ısmarladık, verdiğimiz;
“Sen” sözü artık tamam…
senin için de başka gönül hiç bir
zaman…
Bak şiirlerin bile dili değişti, sen değiştin,
ben değiştim…
Bir sonu işaret ediyor sanki zamanın…

Bu yazı Genel kategorisine gönderilmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.