Hayatımızda kayboldu mevsimler,
yaşıyoruz yalnızca; kışla sonbahar,
daha açmadan dökülüyor yapraklar,
gelmiyor bir türlü baharlar yazlar,
gökyüzü kabusa dönmüş buz kesmiş
dışarılarda ayaz var…
takatimiz kalmadı erkenden oluyor akşamlar…
yüzlerimizde çoğaldı matemli karanlıklar…
dağlarda yüreklenmiş eşkıyalar…
korku sarmış dört bir yanı…
acımasız göz yaşı taciri Avrupalılar…
dağlar yetmiyor şehirlere salınmış uğursuzlar…
düşürmüşler içimize ayrılıklar…
kardeşi kardeşe kırdırıyorlar…
35 yıldır nice ağıtlar…
yetim kalan bebeler, eli kınalı gelinler, yavuklular,
ooff evlat acısı yaşayan analar…
evlerimizi doldurmuş; feryatlar, figanlar
gitti yiğitler burç gibi delikanlılar,
gözyaşlarını yüreğine akıtan babalar…
Akan kanlara avuçlarını ovuşturan sefiller,
bilmiyorlar ki; vuruşturdukları daha dün
Yemen’de Sarıkamış’ta,
Çanakkale’de Trablusgarp’ta
bu bayrak için koyun koyuna gömüldüler…
yarın el ele tutuşacaklar…
Hep tekerrür ediyor tarihler…
bitmiyor kalleşlikler…
kanamaya görsün yaranız…
hemen kurt düşürüyorlar…
etle kemiği birbirinden ayırıyor çakallar…
Pusular, yüzyıllık oyunlar bozulmalı,
bu topraklardaki arşa yükselmiş matemler bitmeli…
Dağılsın artık kara bulutlar,
kucak kucağa yatan ecdat aşkına…
Evet cengaverler; Alpaslanlar, Selahattin Eyyubiler,
Fatihler ve daha niceleri birlikte aldılar,
erenler; Ahmet Yeseviler, Hacı Bektaşı Veliler,
Edebaliler bu toprakları yurt yaptılar…
Acılarımız, bayramlarımız, hilalli bayrağımız,
düğünlerimiz, aşklarımız, aşlarımız,
tasalarımız, tarihimiz, toprağımız…
biliyor bütün dünya biz biziz işte!
yanlışta yapsak içimizde…
biliyorlar ki bütün mazlumlar mutlu olacak birliğimizle…
Bahar istiyor artık bu topraklar, açsın çiçekler,
mevsimsiz dökülmesin yapraklar, bitsin evlat ağıtları,
yar hasretiyle, sıla, ana özlemiyle
mevsimsiz göçmesin yirmilik delikanlılar…
neredesiniz? ey! aklı yetikler,
bilenler! neredesiniz?
yetti! çıkın ortaya, eren olmasanız da
anlatın;
kurt düşürülen yaramızı…
batı dedikleri sadist gaddarları,
sözde insan hakkı savunucularını,
Asya’da, Afrika’da, Amerika’da Endülüs’te
dünyanın dört bir yanında
hayır! değil uzakta
yakındaki soykırımlarını,
bin yıllık tarih andımızı,
hilalli yıldızlı bayrağımızı,
İstanbul’u Van’ı, Edirne’yi Kars’ı,
Erzurum’u Diyarbakır’ı, İzmir’i Iğdır’ı,
Bursa’yı Sivas’ı, Samsun’u Antalya’yı,
Trabzon’u Mardin’i anlatın…
anlatın;
bir zamanlarımızı…
kanlarımızla sulanmış bu kutlu vatan topraklarını,
bizi bize anlatın…
Orhan ÇİMEN