Hangi hüzünleri yaşatsan,
hangi isyanlarınla kuşatsan,
tutunsam da bütün inkarlara
bakıyorum; yine derdim oluyorsun sen…
İçinde sen varsın; mutlak hayatın.
Bak yine sana koşuyor kelimeler,
seni anlatmaya can atıyor heceler…
Buğulu gözlerim;
haydi boşalt özlemi
hıçkırıklarla haykır,
yık, indir diyor öfke heykellerini…
Gurur diye avuçlarımda saklayıp,
gölgene fırlattığım çakıl taşları
ellerime sığmıyor artık,
tutamıyorum onları…
Seninle ve sensizlik arasındaki
sürgit kavganın ortasında kaldım…
Yüzünü unutsam da;
kaşların, mahcup gözlerin,
dudakların, hani o dağıttığın saçların,
hiç ayrılmıyor ki benden;
ikide bir kaybettiğin, ezberimdeki fotoğrafın…
Ama kırılmış ruhumu bir türlü ikna edemiyorum;
sıralanmış hasret mesafelerini çekiyorum
bütün gücümle, tutabilmek için ellerini.
Çok yoruldum…
Öyle yorgunum ki;
sinene baş koymaktır
artık tek umudum…
Orhan ÇİMEN