Yarattığın rüzgârlar
Seni bırakmıyor
hep arkandalar…
Akşam lodosu keşişleme esiyor…
Bir sesle çığ gibi akıp geliyor
kaba rüzgârlar,
sanki çok acelesi var…
Artık istemesen de
kapıya dayanıyorlar…
Yürüsen o senden hızlı,
sığınsan bir koruya
senden önce koşuyor oraya
heyecan artık çok ortada!
Yer etti alıştı kaba rüzgârlar;
titriyor kalbim,
ipek tenine dokunacaklar…
Korkum gelecek büyük fırtınalar;
içim acıyor
zarif ışıltını kıracaklar…
Öyle kıymetlisin ki Sen,
yedi bohça içinde
korunan bir melek,
Aşkla yanan gönülde
narin, pırıltılı bir kelebek
Dayanamazsın;
soğuğa, kışa, kara
sert esen kaba rüzgârlara…
Benzersin sonra
yerlere düşen yapraklara…
Çiğnenir gidersin
yapışırsın bilmediğin ayaklara…
Orhan ÇİMEN