İsyandı günün adı,
bekledim bekledim seni,
hiç duyamadım sesini…
Baş kaldırdım sensiz geceye,
yalvardım, çağırdım hayalini,
ne oldu bilmiyorum,
misafir edemedim güzel yüzünü;
silindi gitti sanki…
Açtım bütün camları,
soydum asılmış perdeleri,
gelmedin…
Yumdum gözlerimi
ruhuma seslendim,
çaresiz kaldığım gecelerdeki gibi,
yarı uykuya gönderdim kendimi;
çağırdım yanıma bütün güçleri…
Bir tebessümü dedim,
gelmiyorsa sesi…
İsyandı günün adı…
Seni öylesine özlüyorum,
arzu ediyorum bütün bedenini…
Yürürken savurduğun saçlarını,
goncayı kıskandıran dudaklarını,
seni, sesini…
Gün ağarmak üzere,
bayılıyorum, dalmışım uykuya
sığınıyorum rüyalara…
Hani geciktiğimiz
buluşamadığımız gecede
giyindiğin o siyah elbiseyi,
bilerek seçmişsin belli…
Saçlarını toplamışsın arkaya,
boyamışsın dudaklarını
beğendiğim kırmızıya,
esirgediğin tebessümün
onca üstünlüğüyle yanında…
Konuşmadan uzanıyorsun yatağıma,
kahrolası yokluğundan sonra,
ne kaldı şunun şurasında sabaha…
Anlıyorum, geldin gönül almaya…
Yine dokunamadan saçlarına,
uzaklaşıyorsun yanımdan sessizce,
sabahın bir anda yükselen ilk ışıklarıyla
dönüyorsun bir türlü soluklanamadığım hayatına…
Orhan ÇİMEN