Derdim, Muradım…

Gerek var mı?
Hiç durmadan tekrara,
büyülenmiş diller;
ağıtlar, sözler,
sanadır bütün sitemler…
Sakin sessiz suskun
yalnız kalbim
kabullenmişti yokluğunu…
Yükseliyor ruhum geceleri
kalmıyor sensizlik mesafeleri
birlikte yaşıyoruz aynı kederi…
Adriyatik’ten bakan gözler
daha dündü yüzünde
mesut gülücükler,
o kadar güzelsin ki
masun değilsin,
nazarlar seni çok sevdiler…
Nasıl anlatsaydım çaresizliğimi
çok görmedim sana ılık bir nefesi
bir sevdaydı, onun sevdasıydı
kanatlandırıp uçuran,
gözlerimi senden çok uzaklara kaçıran…
Masum talih kuşu
öyle güzelsin ki;
beyaz teninle heybetinden korktular
uzaktan hep bakakaldılar…
Doğruluk deseler;
anlatırdı seni diller,
acılar, yalnızlıklar
gölgeydiler hep kıskandılar
ayrılmadılar asla çok sevdiler;
terk etmeyen vefalı dostlar(!)
Neresindeydim o gölgelerin
tutkular kör etti anlayamadım…
Arınabilsem;
hüznünü tutabilsem ellerimle,
yakın olabilsem kırgın kalbine,
isyan edebilsem takvimlerine,
yaş olabilsem ağlayan gözlerine,
derviş gibi yürürdüm,
derdim; muradım olurdu çilehaneler…

Orhan Çimen

Bu yazı Genel kategorisine gönderilmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.