Çok heyecanlıydı bu gün, nihayet ailesiyle tanışacaktı…
Öyle ya uzun bir aradan sonra, açmıştı bürosunu …
ve bayramdı bu gün, bekliyordu nişanlısı onu..
Ortağım yaş oldu otuz, sana da bakalım kız olur mu?
Şakayla karışık, girdik bir çiçekçiye…
Pahalıdır ama al bir saksı manolya dedim de…
Kabul ettiremedim bir demet gonca güle
Israrla… aslanım gül gider sevgiliye…
Ayrıca bir şey daha söyler gönlüm sana;
Anam Kürt babam Türk, Arap mı desem Türkmen mi sana,
Nişanlım desen, baba Türk, acemmiş ana,
Ülkemiz zaten bir demet gonca…
Hiç var mı farkımız baksana.
Siyah takım, beyaz gömlek, kravat mavi
Hadi ortağım bin bir taksiye götürsün seni,
dedik demesine ama sözümü dinlemedi…
Yeni açtık büro, evleneceğiz şimdi tasarruf devri,
Binelim otobüse, indiğimiz durakta zaten nişanlı evi,
Durakta kucaklaştık ki gitmeden yüz elli metre uzağa,
Kulaklarım patladı sandım, attılar beni bir kaç metre uzağa…
Düştüğüm yerden baktım geriye, ortalık dönmüş kâbusa…
Ne oldu demeye kalmadan, aklım durakta bıraktığım ortağımda…
Koştum… dumanlar içinde… etraf inleyenlerle dolu…
İlk gördüğüm bir demet gonca hiç dağılmamıştı ve bir el sıkı sıkıya tutuyordu onu,
Biraz rahatladım…ilerledim… bir kaç metre sonra dumanlar dağılıyordu…
Aman Allah’ım! gördüğüm yanlış değilse boşta bedensiz bir koldu…
şaşırdım arkamı döndüm, demet goncayı tutan da bir koldu..
Bir anda göz göze geldim ortağımla…
Dehşete düştüm…her iki bacağı da yoktu ortalıkta…
Bir şeyler söylemeye çalışıyordu o anda,
Eğildim yere, “canım çok acıyor ana”…
Şaşırmıştım, onu tutamıyordum da
Bir anda gözleri kaydı bir demet goncaya…
ve ardından bakmaya başladı boşluğa…
Donmuş kalmıştım, saniyeler zihnimden yıllar gibi akıp gitti;
Hangi gönül, hangi kalp, hangi akıl, hangi ideal,hangi namus,hangi merhamet,
böylesine bir vahşete sahne olurdu ki?
Ne adına, kim adına, hangi ırk adına, kimi kimden ayırmak adına…
Kim vermişti, neden vermişti… hangi hakla…
Kalktım ayağa… yüreğime akan göz yaşları içinde…
bir demet goncayı, koruyan o avuçları öperek aldım…
Sahibine vermek üzere;
vahşet, hunharlık dolu katliam sahnesinden;
öfke ve gözyaşları içinde uzaklaştım…
Orhan Çimen
21Ağustos 2012 saat; 03,30
Not: İhtimal dahilinde olabilecek bir hikaye adına yazılmıştır.Gonca gül demetiyiz biz. Farkımız yok ki birbirimizden….