Bir dokunuş ve sonrasında bir nefes…

Sen’le başladık, Rüya’dayız zamanın…
Aşk Ateşi mi yoksa Siyah Lale mi
adı hikayemizin son durağının…
Öyle ağırlaştı ki taşıyamıyorum sensizlik yükünü,
unutuyorum bir dünyayı
kaybettim cesaretin sana dair bütün yollarını,
gel diyemiyorum konuşamıyor dili yok hicran acılarının,
bir ses bir dokunuş
belki de bir nefes yeniden yüreklendirecek sesimi…
Kapattım kendimi mahpushanedeyim
bütün sesler, bakışan bütün gözler,
nasıl oldu bilmiyorum hepsine sen diyorum…
Silindi bütün isimler
her çalan telefonda adını görüyorum.
Mütereddit, biraz korkak,
bazen sevinçten boğulur gibiyim,
açıyorum telefonları…
Hele akşamları bir ağırlık çöküyor göğsümün tam ortasına,
ah diyorum sen olmasan da
sen gibi telefonum bir titretse…
Hüznümü bir melodi ile senleştiriyorum,
yumuyorum gözlerimi,
enstrümanın her ince sesi
davet ediyor sanki seni,
hayal bu ya
gülen yüzünle naz etmeden geliyorsun yanıma,
önce bir dokunuşun, alev alev
sonra nefeslerimiz karışıyor öylesine acele
yüz yıllık özlemin vuslat anı
sıkı sıkıya kapatıyorum göz kapaklarımı
öyle sıkıyorum ki
hiç gitmemek üzere sokuyorum seni hayatıma…
Saniyeler de sürse
hayalin bile sensiz yaşanmış bin yıllık bir ömürden daha güzel…
Bir bakış bir dokunuş ve sonrasında bir nefes
Öyle güzelsin ki…

Orhan Çimen

Bu yazı Genel kategorisine gönderilmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.