Masallarda anlatılmış sevgiler gibi…

Sen konuşurken ben ağlıyordum,
gülerken kan damlıyordu yüreğime
senden uzakta kaybettiğim yıllara,
hiç bilmediğim vuslatın geriye saydığım zamanına
isyan ediyordum bakarken yüzüne…

Dalıyorum gözlerinin hürrem haline,
Sonra, sonra yürüyorum yine bir hayaline,
masalların sevgilisine
öyle susamışım ki sana,
bir damlayı bin yudum gibi
içmek istiyorum dudaklarından…
Teninde sıcaklığın, kalbinde aşk acısı
alın çizgilerinde bahtın olmak istiyorum…
Ne kadar mutluluk varsa çağırıyorum bilmediğim,
zincirin elmastan halkalarına diziyorum peş peşe,
avuçlarına koyuyorum bir efsunla
ve gizlice üflüyorum yüzüne
Bin bir kokulu çiçekleri saçlarına taç,
seni gönül denilen büyük bir saltanatın
yegane sevdası yapıyorum…

Yürürken savurduğun saçlarının bitmiyor fulya kokusu,
resmine göz bebeğim diyorum,
ayrılık zamanı hep baka kalıyorum ardından…
Veda halin bile öyle güzel ki;
aldığın aklımda yalnız o,
özlemin hüznünü unutturan
o sevdalı salınışın hep benimle kalıyor…

Bırakamıyorum uzaklarda olsan da
kaybetme korkusu nabzım olmuş
yürüyorum ömür boyu peşinden
bitmeyen kederimsin yanı başındayım…
Kötülük tebessümleri gelmeden sana
yollarda kırılsınlar, cam kırıkları gibi
parçalansınlar, yerlere saçılsınlar,
ilişmesin ellerine yaban elleri
değmesin diyorum tenine sert esen kaba yelleri…
Güzel yüzüne bakarken
sevdana eskittiğim sayısız ömrü
dokunabilmek için sana daha kaç hayatı tüketeceğimi
sorduğum sabrıma, boyun eğiyorum…

Kısacık bir anı baş başa yaşarken
gözlerini severek ruhunun cennetiyle kucaklaşıyorum…
Seninle buluşturan hayaline hayran,
dört duvar arasına kapattığın
sonra azat ettiğin mutluluğumla
gök yüzüne kanatlanıp uçuyorum…

Şirin dilinin, heceleri seslendirirken
her bir heceyi nasıl da severek okşadığını,
kelimeler çıkarken dudaklarından seyrediyorum…
Ve hep Sen konuşuyorsun ben susuyorum
mutluluk anı yakalanmış resim gibi
hiç bitmiyor karşında donup kalıyorum
bakıyorum yüzüne, sanki bir asır boyu sesini dinliyorum
seviyorum  seni, muradıma eriyorum
mutlu sonu yaşıyorum masallarda anlatılmış sevgiler gibi…

Orhan ÇİMEN

Bu yazı Genel kategorisine gönderilmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.