Bu gün öyle depreşti ki;
kora döndü küllendi dediğim ateşin,
yaktı kavurdu
çaresiz çırpındım durdum,
sesini duymak istedim,
sana bakar gibi baktım durdum
darmadağın olmuş
bir türlü toplayamadığım cesaretime…
Sesini duyduğum anda
kalbimin durmasından korktum ,
bir aşağı bir yukarı kıvrandım,
Seni ne kadar özlemişim,
seninleyken sensiz olmak,
yanındayken hicranını yaşamak…
Artık hayalin yetmiyor,
gecenin her anında yastığıma baş koysan da
uyandığımda yanımda bulamadığım
hayalin belli ki beni aldatıyor
yarılanmış gecelerde…
Tan öncesi sabahlarda
bu defa ben giriyorum sensizlik acılarının koynuna…
Sen diyorum, açıyorum gözlerimi
ezberlediğim her saat başında
uykular haram, yoldaşı olamıyorum,
hüznünü almışım bir kere
içimden atamıyorum,
yakarıyorum;
vuslatın olmadan ne olur bitmesin,
kaybolmasın özüm…
Nasıl bir cezadır ki bu hiç bitmiyor,
müebbetine mahkum verilmiş hükmüm…
Belli ki sular hiç durulmayacak
çağlayan olup, sert akacak
dert olup, ruhumu saracak…
Ne olurdu cismi güzel yar,
dokunabilseydim deva saçlarına,
solusaydım bahar kokulu nefesini ,
dudaklarının mutluluk hecelerini tadabilseydim,
tutsaydım ellerini götürseydim
tanıştırabilseydim kalp ağrılarıyla,
Sonra…Sonra koysaydım başımı omuzlarına ,
mutluluk gözyaşlarımı akıtsaydım
sessizden ak sinene…
Orhan Çimen