Su gibiydin…

Akşamın en güzel kadını, sarhoşluğun
halâ üzerimde…
Hazırlamıştım kendimi,
fısıldayacaktım seni ne kadar çok sevdiğimi …
Şaşırdım, ne söyledim bilmiyorum
ilk karşılaştığımda neler mırıldandım,
nefesim kesildi;
düş gibiydin…
Sonra ne yaptım?
Sende aklım, emir geldi itaat ettim
ve hep seni izledim;
su gibiydin…

Gecenin yegane otoritesi,
Başkadını; parlayan yıldızı,
Gözlerimi alamadığım geceyi süsleyen o renklerinle,
masal perisiydin …
Böylesine muhteşem bir kadına aşık olmak…
Önünde neden diz çöktüğümü anlıyorum
ve sana biat eden aklımı ve ruhumu yeniden onaylıyorum…

Seni seyrederken arzularım kollarındaydı,
hiç fark ettin mi?
baş döndüren kokunla mutlu
seviyor, okşuyor,
ellerim o harikulade teninde dolaşıyor
çok güzelsin…

O kadar tabii bir halin vardı ki;
sana yönelişimdeki haklılığımı bir kez daha kabul ettim…
Bitsin istemedim gece
kim bilir ne zaman nerede
belki de hiç
hiç bu kadar hayal ötesi yakın
olamayacağım sana…
Mevsimleri bitiyor sevdanın
yakarışlarıma melekler de ağlıyorlar,
dostlarım hüzünler yanı başımda
çaresizliğe bürünmüş isyanlar…
Ne olur leyli kalsam kapınızda
bir tek gün bir tek bu gün
bitmese bitmese büyüsü hülyanın
ağaran tanla birlikte sessizce ayrılırım kapınızdan…
Sanki yüzyıllık bir rüyayı kısa bir bahar akşamında seninle yaşıyorum,
gelip çatıyor zamanı işte vedanın
dalıp dalıp kollarında gökyüzüne yükseldiğim bu gecenin
hiç bitmeyecek sandığım bütün renkleri soluyor
titriyor dudaklarım, zor tutuyorum
göz pınarlarındaki korkak göz yaşlarımı…
Ayrılırken, avuçlarına bırakıyorum;
üzgün sensiz umudu…
Dudakların, gözlerin ve seni saran o ışıltılı elbisen yanımda
seni düşlemek hayaliyle şaşkın ayrılırken,
yine yalnız kayboluyorum çaresiz, gecenin koyuluğunda
isteksiz adımlarım;
hiç bitmeyen bir ümitle
vuslatına doğru başlıyor yeni yolculuğuna …

Orhan Çimen

Bu yazı Genel kategorisine gönderilmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.