Ne olur gitme…

Kalkıp geldiğim şehrin gerçeği;
sen hakikatin son durağısın,
olmadığın yerlerde beni sensiz bırakma…
Öyle bir dünya açtın ki hayatıma,
yarın için ayrılırken bile mutluyum
düşler sabırsızlanıyor alıştılar cömert haline,
giriyorsun geceler boyu korkusuz rüyalarıma …

Uzasın istiyorum bütün yollar
kavuşma hayalin öylesine büyük ki;
her adım taşıyor beni cennetime…

Koskoca bir ayrılık ateşi koydun yüreğime
çıngıları dağladı
yok oldu bütün umut zerrecikleri…
Yakarışsa, yakarıyorum işte muhtacım nefesine,
yapar mısın diye sorma!
Diz çöküyorum önündeyim işte…
Seni kaybetmek mi?
Ne söylerim bu kötü talihe,
olurum hem deli hem de divane
dayanamam böylesi zalim kedere…
Ne dersen yaparım,
bütün özürleri yığarım gönlüne,
hangi çılgınlığı söylersen koşarım…
Ne olur gitme… gitme…

Kölenim demiştim,
mihrabıma kul olurum,
yüz sürer türabı olurum ayaklarına
hiç terk edemediğim ruhuna
eğiliyorum,
eğiliyorum işte şahı sultanıma…
Sen beni, ben de seni çağırmışım
kalkıp geldiğim şehrin gerçeği;
Sen hakikatin son durağısın…
Olmadığın yerlerde
ne olur beni yalnız bırakma…
Yalnız bırakma…

Orhan Çimen

Bu yazı Genel kategorisine gönderilmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.