Rüya…

Bir tebessümün;
açtırıyor kardelenleri
açelya yaprakları gibi hep canlı,
taşıyor beni yeni umutlara
tutunduğum gizeminle
taze kalan tutkularım,
o kısacık sevinçlerim
hayat buluyor bakışlarında
güzel yüzünün hicranındayken
dağılmış saçların;
dayanılmaz arzularla yeniden
bağlıyor seni bana tüm şuhluğunla
işte o an öyle bir esinti görüyorum ki ay yüzünde
diz çökmek istiyorum heyecanla önünde
sonra bakıyorum;
yine bir akşam üstü
karışıyorsun karanlıklara;
koşarak ve anlaşılmaz korkuyla
arkandan bakakalıyorum;
ayrılığı intiharım
aşkı imtihanım olan
kırılmış, şaşkın ve üzgün
Ve gecelerdeyim tek başıma,
dostum uykuyla baş başa
Seni bana soruyor,
çaresiz ve suskun halimden anlıyor;
biliyor ki yine yoksun sen
derken ben ona, o bana bakıyor
gecenin ilerleyen saatlerinde
söylenerek odayı terk ediyor,
anlıyorum ki seni aramaya çıkıyor
ve gün doğmak üzere,
uyku kapımı çalıyor
kim bilir hangi korku sokaklarından geçti
kızarmış, kan oturmuş gözlerle bana bakıyor,
gecelerin koynundan çıkarıp aldığı
çırılçıplak halinle seni,
tebessümle kollarıma bırakıyor
sarılıyorum sana,
dinleyemediğim bir şarkı gibi
hayal kuşatıyor bütün ruhumu
önce koklayamadığım saçlarını okşuyor,
sonra sıcaklığında, dalıyorum uykuya
galiba sensizlik ve bitmeyecek hiç bu rüya…

Orhan Çimen

Bu yazı Genel kategorisine gönderilmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.