Dermanına muhtacım

Gece siyahı saçlarının esintisiyle gelen mısralar
çıplak siluetini anlatırlar
vuslat kokan gülüsün gülistanın
kokladıkça açılır kapıları aşiyanın
dara düşmüş kalbin isyanıdır hatıralar
gözlerinle aldattığın ölümsüz baharına
gönderiyorum ruhumu
müebbet fermanını vermiş sultanım
saraylı bir ahu kıskanırdı cazibeni
başkaldırıp hep sorardı
neden vurgunsun ateşten dilbere
bilmez ki;
sensiz bütün mevsimler kederli
sensiz bütün yollar düş kırıklığı
kalbimde şiddetlidir hasretinin ayrılık zelzelesi
senelerdir acılarla yaşarım
ayrılığın kaçıncı seneyi devriyesi
gönül kapındayım
içir ab-ı hayatı sultanım,
dermanına muhtacım…

Bu yazı Genel kategorisine gönderilmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.