Şaka Gibi…

Anlı şanlı demedi
kimleri almadı ki?
kimler kaçabildi?
övünecek kimler kaldı ki?
şaka gibi…
hiç üstümüze almıyoruz,
eteğinden çekiyoruz
her dakika vaktin…
İlerledikçe zaman, yaklaşıyoruz
bir soluk daha
bir daha dönmemek üzere,
yolculuk; sonsuzluğa…
Terk ettiğimiz kaskatı kesilmiş
bedenimiz toprakla kucaklaşırken,
hangi heyecanları tadacak
ilk gününde
sevdaları taşıyan ruhumuz…
Söylendiği gibi hemen
bir hesaplaşma mı var?
yoksa misafirlik çıkana kadar
yüzlerimizde zoraki tebessümle
boynu bükük bir köşede,
gelecek sualleri beklemek mi var?
Biliyoruz ki,
veda dahi edemeden ayrıldığımız
sevgililer, bir kaç saat olur mu?
bilmem, dökerler mi göz yaşı?
Bir zaman sonra unutacaklar
bizim gibi…
Kâinatı hayallerine sığdıran,
aşkları gönlünde taşıyan ruhumuz
dünyadakinden farklı
nasıl davranacak…
Masumuz biz;
kalbimize konulan aşk ateşi,
yine hesabın önüne geçecek mi?..
Hikmetinden sual olunmaz
ama bak gitmeden burada
aşkına yandığım seni,
giderken yolda
nasıl bilmem
ama gidince ilk orada
seni nasıl karşılayacağımı
kimlere soracağım,
merakım şimdiden o…
Öyle arzuluyorum ki seni
zamanın durduğu
zaman ötesi zamanlarda bile
seninle el ele tutuşmayı
murad ediyorum…
O kadar çok seviyorum ki seni,
kavuşma anına
senden önce
bir an önce
gitmeyi istiyorum;
zamanları durdurmak,
seni duvağınla ilk karşılamak,
sana kavuşmak,
seninle sonsuz yaşamak…

Orhan ÇİMEN

Bu yazı Genel kategorisine gönderilmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.