Ne olur buzlar çözülse
yüksek tepelerde,
bak aşağılarda
ne güzel çiçekler açmış,
kuşlar şakıyor,
hayat var aşağılarda…
Kardelen yalnız tek başına
karlar üstünde
çoktan boy verdi,
yazık boynu bükük…
Hercai bu gün de yok…
Umutlarının neredeyse bittiği
karanlık gecelerde
hayat o kadar çekilmez oluyor ki;
soğuk esintiler üşütüyor,
çok korumasız, titriyor,
ya gün doğmadan tükenirse,
sarılıyor yorgan gibi hayallerine;
hani bir zamanlar tek bir kucaklaşma,
bir tek dokunuş,
yaşadığı bir dudak teması,
göz göze geldikleri
var ya rüya anı…
Hercai;
her gecenin bir ezberi,
her gecenin bir tekrarı…
Aynı düşler olmasa biliyor ki;
veda edecek, dayanamayacak
soğuğa, sert esen rüzgarlara…
Bir defa, tek bir defa
yeniden o kavuşma anını görmek,
kısa da olsa o anı yeniden yaşamak,
hepsi bu…
Her yeni bir sabahın özlemi;
kitaplara taşınan
hercai sevdasında kardelen…
O kısacık hercai sıcaklığının
o dayanılmaz ateşinde
nefes buluyor,
yaşıyor kardelen…
Orhan ÇİMEN