Büyülü Tutkun…

Geriye dönüp hiç bakmıyordum,
nedendir bilmem,
seninle arkama bakar oldum…
Dünü çok özlüyorum
bu günü seviyor,
yarını hasretle bekliyorum…
İstiyorum;
hayatımda bir boşluk kalmasın
senin olmayan…
Ezberlettim gözlerini gözlerime,
sesini kulaklarıma hapsettim,
öyle çok arzu var ki içimde;
seninle düşler yaratıyorum,
gönlümle nice kavgalardan sonra
bir başkası mı asla dedirttim,
bakamıyor artık sildirdim!
Yok diyor senden başkasına…
Rüyalarıma sözüm yok,
seninle aynı yastığa baş koyuyor
hiç terk etmiyorsun akşamları beni,
tek şikayetim sabahlara;
sensiz uyanmak o kadar zor ki,
sana dokunamamak içimi acıtıyor,
sıcaklığına,
bir dudak teması ile karşılık verememek,
biraz sevememek seni…
İşte o zaman yanımda olmadığını anlıyorum…
Hüzünle doğruluyorum yataktan,
önceki günlere dönüyorum,
adına hatıra dediğimiz zamanlara;
gizli tebessümün yaklaşıyor,
sonra ten kokunu hissediyorum,
savurduğun saçlarının rüzgarı
geliyor peşinden
teninin arzulu sıcaklığına dokunuyorum,
o kadar gerçeksin ki; tuhaf
bir an başım dönüyor
tutunmak isterken sana,
ellerim boşluğa düşüyor
sana dair ne varsa
bütün gölgelerin o an kayboluyor…
Anlamıyorum;
varlığın da, yokluğun da
dün de bu gün de
hiç fark etmiyor,
kalbim hep hayal kırıklığı yaşıyor…
Beni terk etmeyen
yarın da galiba
yine bir hayal kırıklığı olacak…
Ama bilmelisin;
gönlüm o kadar coşkulu,
seninle o kadar dolu ki,
büyülü tutkun her defasında
amansız bir dert gibi büyüyor,
bütün benliğimle
sevdana, yine sana,
seninle senin hayaline koşuyorum…
Seni çok özlüyorum…
Söyleyemediğim sevgim
beyaz güvercin kanatlarında
işte bak, şu an çok yakınında…

Orhan ÇİMEN

Bu yazı Genel kategorisine gönderilmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.